Yazılımcının Askere Gitme Kararı Alma Süreci

18 Eylül 2018 0 1

Bedelli askerlik ve tek tip askerlik tartışmalarının gündemde olduğu bir dönemde askere gitme kararı alma sürecinden bahsedeceğim bu yazıda. Yazıyı yazmak için biraz geç kalmış gibi görünüyor olabilirim. Şayet devletçe bedelli askerlik mevzuu bir karara bağlandı, gündemde olan tek tip askerlik.

Olsun. Daha erken yazamazdım bu yazıyı zaten. Hayatımın belirli bir önemli dönemini etkileyecek olan bu kararı almak haliyle biraz zor oldu. Kararsızlık süreci içindeyken yeterince gel-gitler yaşıyor olmanın üstüne bir de blogda bunu kaleme alıp gelen yorumlarla kafayı karıştırmak istemedim. Ben kararımı verdiğim için, benden sonra bu kararsızlık çukuruna düşecek olan meslektaşlarıma belki faydası dokunur niyetiyle yazıyorum.

1. Askere gitme kararı almak da ne demek?
2. Bir birey olarak askere gitmek
3. Bir yazılımcı olarak askere gitmek
4. Sonuç

Askere gitme kararı almak da ne demek?

Vatandaşı olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devletinde sağlıklı olan her erkek bireyin askerlik vazifesini yerine getirmesi zorunludur. Hal böyleyken, yani sağlıklı olup da sanki bir tercihmiş gibi askere gitme kararı almaktan nasıl bahsedebiliyorsun Mustafa?

Aslında bunun adına ne denir bilemedim, sadece en uygun olduğunu düşündüğüm haliyle “karar almak” dedim.

İçerisinde bulunduğumuz 2018 senesinin en büyük gündemlerinden birisi ekonomimiz ve bedelli askerlik oldu. Şartları sağlayan kişilerin askerlik vazifesini bedelli olarak yapma imkanının oluşması beraberinde karar vermeyi de getirdi.

Birey olarak askere gitme kararı almak

Çevremizden askere gitmiş olanlar, bloglarını okuduğumuz kişiler askerlik sürecinin mantıktan uzak ve insana çok şey kattığını söylerler. Henüz askere gitmemiş olan benim öngörüm de bu şekilde.

Hayatta sabrımızın sınandığı çok fazla senaryoyla karşılaşıyoruz. Yeri geliyor dişimizi sıkıp kendimizi tutuyoruz yeri geliyor dayanamayıp gelen etkiye tepki gösteriyoruz. Sonuçları olumsuzdan ziyade yıkıcı olabilecek tepkiler verebiliyoruz. Fren mekanizmamızı geliştirip sabrımızı terbiye edebileceğimiz bir imkan sağlıyor askerlik.

Üniversite hayatında sosyal anlamda çok fazla tecrübe edinilip kişisel gelişim sağlansa da insanlarla birlikte yaşamak olayının bambaşka olduğu bir dönem askerlik. Çoğumuzun hayatında askerlik dışında 40-50 tane farklı coğrafyalardan, farklı kültürlerden gelmiş hırsızın, katilin, hakimin, savcının aynı oda içerisinde yatıp, uyumak gibi bir tecrübesi olacağını zannetmiyorum.

Askerlik nedir, bilmeyen bir insan olarak verebileceğim örnekler kısıtlı maalesef. Ama insandan götürüsünün fazla olduğu gibi insana kattığı önemli şeylerin de olduğunu düşünüyorum.

Yazılımcı olarak askere gitme kararı almak

Hayatını bu meslekle kazanan kişilerin ilgilendikleri yada üzerine çalıştıkları teknolojiler günden güne yenileniyor. Her bir committe teknoloji bir adım daha ilerliyor. Hal böyleyken en iyi ihtimalle 6 ay sürecek olan askerlik boyunca ekmeğini yediğimiz teknolojiden uzak kalmanın verdiği kayıp büyük oluyor.

Bunu mühendislik fakültesinin son senesinde yaşadım, deneyimledim. Kasım 2017 – Nisan 2018 ayları arasında iOS dünyasından uzak kaldım. Çok nadiren (baya bi’ nadiren: belki ayda bir saat kadar) projemizde oluşan bugları fixledim.

Sektörden uzakta geçen bu süre zarfında kod yazmayı bırakmadım. Bitirme projesini yazdım. Bitirme projeleri genelde akademik ve yazılım tabanlı olmak üzere ikiye ayrılıyor bilgisayar mühendisliği bölümlerinde. Benim projemin akademik tarafı oldukça ağır olduğu gibi yazılım tarafında da çok fazla ter döktürdü. Uykusuz, asosyal, stresli ve aç geçen 5-6 aylık bir sürede yazılımdan hiç uzak kalmadım. Fakat iOS sektörü ile aramda da “toros dağları” vardı.

Mayıs ayında, 1 seneden fazladır üzerinde çalıştığım, her tuğlasını tek tek yerine koyduğum projeye* dönüp baktığımda sanki tüm projeyi ben değil de bir başkası yazmışçasına yabancıladım. Kendime “önceki yazılımcı” gibi davrandım bir süre.

Gelin bu senaryonun bir de şu versiyonunu düşünelim

Yazılımcıyım. Belirli teknolojileri kullanarak iş yapıyorum.
Askere gidiyorum.
Muhtemelen yazıcı oluyorum. Belki de aşçı.
6 ay boyunca işimden ve macbookumdan uzaktayım.
Parmaklarım çalışacaksa bile en fazla resmi evrak yazmak için ya da patates – soğan soymak için çalışacak.
Kafa zaten çalışmayacak.
Zihin ise izne ayrılacak.

Askerlik bittikten sonra ben kendime bırak önceki yazılımcı* gözüyle bakmayı, yazılımcı olarak bakabilecek miyim bundan bile emin değilim.

Sonuç

Askere gitme kararı verme süreci çok zor geçiyor. Kafada milyon tane parametre ile yaşamak gerçekten yıpratıcı oluyor.

Neyse ki kararımı verdim. Kasım 2018’de askere gidiyorum.
Detayları bir sonraki yazıda aktaracağım.
Görüşmek üzere.

Categories: Günlük
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...