Yaşamak İstiyorsanız Metro Turizm’den Bilet Almayın

16 Eylül 2014 16 0

Yaptığım bir yolculuk hakkında yazmayalı uzun zaman olmuş. En sonki yolculuk yazım yine İstanbul yolunda otobüs kazasıydı.

Ve yine son birkaç yazımda da şu sıralar yoğun bir programa sahip olduğumu söylemiştim. Bu süreçte birçok defa şehirler arası uzun yol yaptım otobüsle. En son yaşadığım olaydan bahsetmek istiyorum.

14 Eylül 2014 akşamı saat 19:00’da Kütahya’dan İstanbul’a Metro Turizm’den bilet aldım. Bilet almadan önce otobüs firmaları arasından seçim yapmak için biraz araştırdım ve en uygununu Metro Turizm’de buldum. 38 liraya 2+1 otobüs ve tekli koltuğu ben almışım, arkadan ikinci koltuk. Ayrıca 19:00’da kalkıp 23:30’da İstanbul’a varıyor. 4,5 saat benim için büyük nimet! Metrodan ucuza bilet almak alışılmış bir şey ama ben süper bir otobüsü uygun fiyata denk getirdim diye sevinçten havaya uçuyordum.

Neyse otogara geldim. Yağmur da çok fena, otobüsün rötarlı kalkacağını tahmin etmiştim ama emin olmak için Metro yazıhanesine gidip sordum. “1 saat rötar bekliyoruz” dediler tamam dedim geçtim banklarda oturuyorum. Saat 20:00 oldu, bir daha sordum. “Bir saat daha” dediler. 21:00 oldu “15 dakika” dediler…

Saat 21:35 ve Metro Turizm otobüsü 2,5 saat geç geldi. Otobüsten inen yolcular “sakın binmeyin otobüse” dediler. Yeni binecek yolcular, yazıhane görevlileri, şoförüydü muaviniydi derken bir curcuna oldu. Otobüsün ön tamponu sallanıyordu, şoför geçti eliyle vura vura yerine oturttu tamponu. Araç yolda kalmış, ki kalması normaldir çünkü yağmur çok şiddetliydi ve yolda bazı kazalar olmuş. Ama sorun bundan kaynaklı değil, otobüs bildiğin arıza yapmış, yolda kalmış. Binecek yolcular “biz binmeyiz bu otobüse başka otobüs ayarlasınlar” diyor, şoför “benim aracımın teknik hiçbir problemi yok” diyor, içeride oturup gideceği yere saatlerce geç kalmış otobüsün kalkmasını bekleyen yolcularsa “otobüsün bir şeyi yok, biz otobüsteydik, binin de gidelim artık” diyorlar.. Her kafadan bir ses çıkıyor. Olaya daha sonra sivil bir polis dahil oluyor, ona da laf anlatılamıyor. “Yağmur kötüydü gecikmesi normal” diyor ve yolcuların probleminin sadece gecikme olduğunu düşünüyor ve yolcuların asıl problemini anlamakta güçlük çekiyor…

Neyse otobüsten inip “otobüs sağlam, bir şey olmadı yolda, bir şeyi yok” diyen yolcuların sözüne inanılıp biniliyor otobüse. Araba çalışırken biraz sallanıyor, olduğu yerde gel git yapıyor. Heyecanımıza verip ses çıkartmıyoruz.

Otogardan çıkılıyor ve 500m gitmeden otobüsün ışıkları sönüyor. Şoför şimdi yakar diyoruz ama otobüs giderek yavaşlıyor ve sağa yanaşıyor.
Kapılar kapalı, açılmıyor.
Aracın elektrik aksamında sorun çıkıyor ve otobüsün içinde 5 dakika kadar mahsur kalınıyor.
Daha sonra kapılar bir şekilde açılıyor ve olay yerine yolcular tarafından polis çağırılıyor.

Trafik ekibi gelip yolun güvenliği için kukalar falan yerleştiriyorlar.

Yolcular “biz şikayetçiyiz firmadan, gerekeni yapalım” diyorlar.

“Biz bir şey yapamayız, bu ticari bir olay” cevabıyla karşılaşıyorlar.

“Şikayetçi olacaksanız asayişi çağıralım diyorlar” ve aradan 15 dk geçtikten sonra asayiş ekibi geliyor.

Dertler anlatılıyor.

Polis memuru tatlı bir dille geçmiş olsun dileyip “Şikayetçi olacaksanız merkeze götürelim, ama aracınız geciktiği için bu kadar problem çıkarttığınızdan anlıyorum ki fazla vaktiniz yok, hepiniz bir yerlere yetişeceksiniz. Size İstanbul’a varınca savcılığa şikayette bulunmanızı tavsiye ederim ama yok ben burada şikayetçi olacam derseniz de götürelim sizi” dediler.

Aradan neredeyse 1 saat geçti, turizm ekibiyle yapılan tartışmalar sonucu “5 dk sonra yeni araç geliyor, 5 dk sonra geliyor” diye diye 1 saat sonra tahminimce 90-2000 model bir mercedes otobüs geldi.

Oh çok şükür falan dedik, otobüse bir bindik sonuç yine hüsran…

Koltuklar dökülüyor, kimisi kırık yamuk yumuk duruyor.
Kimisinin tepesinden su damlıyor.
Kimisinin penceresinden soğuk hava üflüyor.
Koltuklarda TV yada başka herhangi bir özellik yok…
Bu tarz bir otobüse en son 2005 yılında okulun Çanakkale gezisinde binmiştim ve o zamanlar bu otobüs beğenilmiyordu.

Yola çıkılıyor, aradan biraz vakit geçiyor, görevlilerden dilin damağın kuruması sonucu su isteniyor.
Bir tane bir buçuk litrelik su yolculara pay edilmek suretiyle dağıtılıyor.
Kek falan verilirdi normalde, kekten geçtim ikinci bardak suyu bile alamadık…

Ne koltuğun tepesindeki ışık yanıyor, kitap okunabiliyor, ne de uyunabiliyor.

Bitmek bilmeyen gecenin 03:30 sularında (yada yok yok, civarında yazayım buraya, şayet su bitti, idareli kullanmak gerek) ne diyordum, gece 03:30 civarında Samandıra’da indik ve tam o sırada kalkıyor olan Kadıköy servisine bir elde valiz diğer elde pc çantası ve sırtta sırt çantasıyla koşmak suretiyle yetişebildik.

Servis aracı Ataşehir’de yaklaşık 1 saat kadar dolandı durdu. Sandım ki sadece Ataşehir’e servis çekiyorlar, sorduğumda emin olabildim Kadıköy’e gittiğinden.

Neyse 04:30’da Söğütlüçeşme’de inip metrobüse geldim. Geceleri yarım saatte bir kalkan metrobüslerden birisine atladım eve geldiğimde saatimin 05:00 olduğunu gördüm ve yattığımda da 05:30 du sanırım.

Alarm çaldı. Saat 08:00.
Ve ders kayıt dönemi bitmiş olan okula bir an önce gidip bir şekilde ders kaydı yapma mücadelesi ve ayrıyetten okulun ilk günü başladı…

Basit bir olaylar dizisi okumuş gibi hissediyor olabilirsiniz ama burada basitlikten daha fazlası var.
Benim burada takıldığım nokta 19:00’da yola çıkıp 23:30’da İstanbul’da olacak olan otobüsün 22:30’da yola çıkıp 03:30’da İstanbul’da olması değil. Evet bu 4 saatlik gecikmede de Metro Turizm’in yadsınamaz derecede hataları mevcut fakat daha büyük bir problem de var:

Bozuk, sorunlu otobüse yolcular bindirildi ve daha şehirden çıkamadan yolda kaldı.
Çok şükür ki orada yolda kaldık.
Bu otobüs pekala trafiğin en yoğun olduğu bir anda yolda kalıp zincirleme bir kaza yaratabilirdi yada
virajda arızalanıp şarampole yuvarlanabilirdi
yada daha kötüsü olabilirdi.
(temsili görüntü)
Otobüs arıza yaptığında kapılar açılmadı. Mahsur kaldık içeride.
Camları kıracaktık ki, kıracak bir çekiç bulamadık.
O otobüsün elektrik devresi yanıp bir yangına sebep olabilirdi. Ve bu yangın sonucu araç patlayabilirdi.

Tüm bunların tek bir sorumlusu var ki, bu da Metro Turizm ve personelleri. Bozuk olan araç için “aracımın hiçbir sorunu yok” şeklinde teminat verip otobüsle yola çıkıyor, inen yolcuların şikayetlerine rağmen hiçbir müdahale yapılmıyor ve yola çıkmasına müsade ediliyor…

Aradan bir saat geçtikten sonra o gönderdikleri eski püskü, müzeden çalınmış gibi bir görüntüsü olan otobüsü o bir saat geçmeden önce otogara getirmek mümkün değil miydi?

Bizim memleketimizde neden tüm önlemler iş işten geçtikten sonra alınıyor? Ha bir de, önlem iş işten geçtikten sonra alınıyor da nasıl alınıyor?
O ikinci bindiğimiz otobüs daha mı güvenliydi? Hiç sanmıyorum.

İnsan canı neden bu kadar ucuz?
Neden patronlar 3 kuruş daha fazla kazansın diye bu kadar insanın canı tehlikeye atılıyor?
Neden oraya gelen polisler hiçbir şekilde yaptırımda bulunmuyor, bir tutanak bile tutmuyor?
Ortada yanlış giden birçok şey var arkadaşlar.
Şimdi bu yazıyı okuyabiliyorsanız o otobüsten sağ salim inebildiğimiz için okuyabiliyorsunuz.

Neyse yazı uzun oldu farkındayım. Devam etsem bir bu kadar daha yazacağım aslında. Ama daha fazla uzatmak istemiyorum.
Ve konunun özetini şu şekilde yapıyorum.

Sırf 2 lira daha ucuz diye değil her ne sebepten olursa olsun Metro Turizm’den bilet almayın arkadaşlar. Bizler o vurdumduymaz, tek derdi para olan godomanların ensesini kalınlaştırmaktan başka şeyler de başarabiliriz.

Bundan sonra ben Metro Turizmi boykot ediyorum.

Sırf daha ucuz diye Metro Turizmi tercih edecek olan tanıdıklarıma da aradaki fiyat farkını elimden gelebildiğince karşılayarak farklı firmalardan bilet almalarını sağlayacağım.

Tags: arızalı otobüsle yola çıkmak, dikkat metro turizm can alabilir, insan hayatının değeri, metro turizm rezaleti, metro turizm şikayet, metro turizmden ucuza bilet alma, yol güvenliği Categories: Taşlama
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Yorumlar
  1. -

    geçmiş olsun kardeşim.. metro ile şahsen bu tarz dört beş sıkıntı benimde başıma geldi ama insan cidden bir miktar para farkı için yine oradan bilet alabiliyor. ben ancak bir ay kadar önce akıllanabildim, ama işte benim en kısa yol 13 saat sürüyor zaten 🙂 pişmanlık çok çok daha büyük anlayacağın.. artık benim için varsa yoksa kamil koç

    1. -

      Ufak tefek sorunlar heryerde olabilir fakat bu sorunların boyutu biraz büyük olunca göz yumulamaz hale geliyor. Bozuk, arızalı bir araca hiçbir yol güvenliği olmadan 50 kişinin canını hiçe sayarak yola çıkmasına göz yumulmamalı. Burada aracın halini gören polis memurunda da, Metro Turizmin şoför ve yazıhane görevlisiyle birlikte genel merkez ve hiçbir şekilde ulaşamadığımız müşteri temsilcilerinde de hata var.

      Uzun yollarda mümkünse hava yolu kullanılmasından yanayım ama maddiyat işin boyutunu değiştiriyor illaki.
      Ben de öğrenciyim ve maddi durumum mükemmel değil ama fazladan vereceğimiz 10-15 lira canımızdan daha değerli değil.

  2. -

    Allah korumuş hocam. Biliyrsundur belki Metro Samsun merkezli bir firma.Bende Samsunda okudum üniyi. İlk zamanlar kullanıyordum Metro’yu ancak aklına gelebilecek her kategoride bok olduklarını gördükten sonraki 4-5 yıldır hiç kullanmıyorum. O pezevenklere vereceğim parayı oturur çatır çatır yer yada 2 gün geç giderim gideceğim yere. Ama Metro’ya binmem. Bulunduğun bölgede varsa Kamilkoç’u öneririm. 2 yıldır kullanıyorum ve Ulusoy’muş Varan’mış hepsinden daha konforlu ve daha ucuz. Metro’nun 30 olduğu yere 27 liraya gidiyor üstüne de Kamilkoç Yolkart’ıma 2 lira puan kazanıyorum 🙂 2 yıl içinde 2 sefer bedava bilet kullandım valla 🙂

    1. -

      Çeşitli firmaların farklı farklı kampanyaları oluyor. Bazı zamanlarda çok ucuza denk getirmek mümkün. Mesela Anadolu Turizmin geçen sene bir uygulaması vardı. Kütahya-İstanbul arası bilet fiyatları normalde 50 lira fakat Anadolu, bir otobüsten bilet alan ilk 4 kişiye 24 liradan bilet veriyordu. Sonraki 4 kişiye 28 lira yapıyordu. Yani her 4 kişide bir miktar fiyat artırıyordu. Ve bu şekilde çok ucuza yolculuk yaptığım oldu. Ama şu sıralarda böyle bir kampanyası olmadığı için en ucuz bileti de Metro sağladığı için Metrodan bilet almak gibi bir hataya düştüm. Allah hiç kimseyi bu hataya düşürmesin.

      1. -

        Kamilkoç’un Metro’dan ucua götürmesi kampayna değil standardı. Türkiyede bildiğim kadarıyla kendi araç filosuyla yolcu taşıyan tek firma Kamilkoç. Diğerleri araçları ve şöförleri kiralıyorlar. Bu yüzden ne şöför seni ipliyor ne de araç adam gibi oluyor. Kamilkoçta araçlar firmaya ait. Şöförler ise firmanın maaşlı çalışanı. Bundan dolayıdır ki daha kibarlar. Araçlarda yine aynı sebepten dolayı daha ferah, daha sağlam daha konforlu. İsmi gözünü korkutmasın Kamilkoç’a mutlaka uğra.

  3. -

    Geçmiş olsun. Allah korumuş ki kaza yapmamışsınız. Daha kötüsü de olabilir like you said.

    Geçen yıl ankaraya metro turizmle gitmiştim. Beğenmemiştim. Servis yapmadılar ve ben çok acıktım. Söylememe rağmen servis yapmadılar. Sadece su verdiler.

    Ben de arkadaşlarım bir yere gidecekleri zaman metro turizm tavsiye etmiyorum. Geçmiş olsun tekrar.

    1. -

      Teşekkür ederim. Geçti Allah’a şükür fakat insanları uyarmazsak canları tehlikeye girebilir.

  4. -

    Metro Turizm’den yana ben de sıkıntı yaşadım. Yanlış hatırlamıyorsam muavinin ahmaklığıyla ilgili bir sorundu. Hoş şuana kadar bindiğim birçok otobüs firması ile sorun yaşadım diyebilirim. Sanırım aralarında en iyisi Kamil Koç’tu.

    1. -

      Ufak tefek sorunlar her firmada olabiliyor. Bunda abartılacak bir şey yok, her firma farklı farklı insanlar çalıştırıyor ve bu yüzden bazı anlaşmazlıklar olabiliyor. Yaşanılan sorunları müşteri temsilcilerine iletme gibi imkanımız var fakat biz o gece hiçbir şekilde ne müşteri temsilcisine ne de genel merkeze ulaşamadık. Telefonlarımızı cevaplamadılar.

      Daha önce KamilKoç ve Anadolu Turizm’le yaptığım yolculuklardan sonra defalarca beni arayıp yolculuktan memnun kalıp kalmadığımı sordular, personellerin bana karşı yaklaşımlarını sordular. Yani müşteriye değer veriyorlar. Ama bunu üç kuruş için müşterisinin canını bozuk, sorunlu otobüslere emanet eden Metro Turizm’de görmek mümkün olmadı hiçbir zaman.

  5. -

    Geçmiş olsun. Genel merkezi ara bence. Durumu anlat. Güzel bir fırça çeksinler. Çeki düzen versinler kendilerine.

    1. -

      Genel merkezi aramakla çözülecek bir problem değil malesef. Genel merkez de aynı şeyin laciverti. Olay anında ne genel müdürlüğe ne de müşteri temsilcisine ulaşamadık. Telefonları açmadılar. Kimi kime şikayet ediyorsun ki…

  6. -

    Çok geçmiş olsun.
    Yaşadığın olay, bir denetimsizlik ve büyüme isteği ile karşılaşan bir şirketin meydana getirdiği sorun. Ne yazık ki şirketler, büyüme sevdası yüzünden değerlerini ve kalitelerini kontrol edemiyorlar. Eminim ki metro turizmin başındaki kişi böyle bir otobüsü olduğunu bilmiyordur. Bilse bindirmez.

    Velhasıl, sağ salim varmışsın. Öneml olan bu.

    1. -

      Teşekkür ederim Mehmet Hocam. Haberi var mı, yok mu, haberi olsa bindirir mi orasını ben bilemem. Ama bu olayda metro turizmin başındaki kişinin hatası olmadığı söylenemez.

  7. -

    Bir zamanların en çok kaza yapan firması (belki hala o ünvanını koruyordur), dediğin gibi patronların 2 kuruş daha fazla kazanma isteği insan canından daha önemlidir bu ülkede, işini gerçekten iyi yapmayanların her zaman karşısında durursak bu ülke daha güzel günlere erişecektir. Belki biliyorsundur uşak merkezli Anadolu firması var şirket ilk çıktığında kampanyalar daha iyi hizmetler daha uyguna daha güzel araçlarla kaliteli hizmet veriyordu, bunu gören diğer firmalar rekabeti ve kaliteyi sevmedikleri için şirket sahibini silahla vurdurmuşlar (şirket sahibi vurulduğunda öyle bir söylenti çıkmıştı ne kadar doğrudur bilemem ama çok manidar geldi herkese) adamlar yine de kalitesini düşürmedi işlerinde de gayet başarılılar. İşini sağlam yapmayanların hep karşısındayım.

  8. -

    Merhabala.metro turizm ile ilgili ciddi şikayetim var.Her şekilde her yerde dile getiriyorum ama hakkımızı arama yolunda bir atılıma İhtiyacımız olduğunu düşünüyorum!!!

  9. -

    Geçmiş olsun Mustafa bey. Metro Turizm ile yolculuk etmek ahirete bilet almak gibi birşey. Meydana gelen kazalar, çalışanlarının sorumsuzluğu beni de bu firmadan soğuttu. Resmen insanları ölüme götürüyor bunlar. Tekrardan geçmiş olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir