Vadinin 207. Bölümüne Dair

Kurtlar Vadisi Pusu’nun 207. bölümü KVP severler tarafından çok tartışıldı. Bu bölümün beğenilmediğinden söz ediliyor. Bu beğenmeyen kitle, Vadinin mafya konseptinde kalanlar. Racon kesmeyiz kafa keserizciler. Bu kitle kendilerince haklı olarak tabiki eski Vadiyi, mafya dönemini istiyor. Ama bu kitlenin hala anlayamadığı birşey var ki Kurtlar Vadisi mafya dizisi değildi. Bunu en iyi Kurtlar Vadisinin final bölümü, Polat ve ekibinin yargılandığı sahne açıklar.kurtlar-vadisi-mahkeme Kurtlar Vadisi, Türkiyedeki mafyacılığı bitirme operasyonunu konu alan bi diziydi ve o yargılanma sahnesi de mafyacılık oyunlarının bittiğine işaretti. Kurtlar Vadisi Pusu konseptini hala anlayamamış olan kitle, KVP’nin başladığı 2007 yılından beri bu ne biçim bölüm, hani kafa kesmediler, Çakırı özledik, Elifi özledik demeye devam ettiler, ediyorlar, edecekler de (: Her sezon Vadi iyice cıvıttı, bidaha izlemem dediler ve senelerdir izliyorlar (: Bu beğenmeyen, bi daha Vadiyi izlemem, Kaçak izleyecem artık diyen arkadaşların örüşlerine saygı duyuyor ve haftaya yayınlanacak olan bölümü de izleyip hemen ardından bu tip yorumlar yazacaksınız diyorum 😀

Kurtlar Vadisi Pusu 207. Bölümünde senaristlerinin değiştiğini bariz bir şekilde ortaya koydu. Pana Yazım Grubunun taze kan olduğunu söylüyordu Pana Film öyle de oldu. Abdülhey & Gaye aşkının üzerinde duruldu bu bölümde çoğunlukla.

Gaye’ye helal olsun’dan başka abdulhey-gayesöyleyenecek söz yok. Kolay mı yılların sert olduğu kadar sessiz, sakin olan devlet adamına bowling oynatıp karaoke de Orhan Gencebay söyletmek (: Bunlar ilkler olduğu için yapmacık gibi durdu, ama güzel de oldu bence. Abdülheyin de bir düzene kavuşması gerekiyordu. Ve bu aşk hikayelerinin alışılmış bir sonu var ki Vadide o da sevilen kadınların hepsinin ölmüş olması (bu algıyı ilk bozan Leyla oldu bu arada). Abdülheyin Beni Böyle Sev Seveceksen yorumunun olduğu sahnede bizlere Abdülheyin karnından konuşabildiğini göstermeye çalışmışlar anladığım kadarıyla (: Kabul ediyorum bu sahne olmamış, daha iyi olabilirdi (:

Aşktan meşkten girdik o zaman Akif aynura& Aynura var sırada. Bu bölümdeki aksiyon sahnesi çok iyiydi bence. Mr. & Mrs. Smith aksiyonu gibi olmuş. Küçücük çocuğun operasyonda kullanılması kimsenin aklına gelmezdi, benim de gelmedi zaten. Harbi o çocuğa böyle bi operasyon nasıl anlatılmış olabilir ki… (tartışılır) Akifin Rus Baronunu öldürürken pis pis sırıtışı da ayrı bir güzellik katmış.

Ömer Baba sahnelerinin bu kadar buruk geçmesini istemezdim doğrusu. Önceki sezonlarda her 2-3 bölümde bir Ömer Baba kıssalar anlatırdı, diziye ayrı bir renk katardı. Nazife Annenin hastalığı bu kıssaları dinlememize engel oluyor.

Kane’e bir türlü alışamadım. Herifte sinsi bir tip var. Saçlar, hareketleri, sırıtışı… uyuz ediyor beni, hatta Poyrazın tek gözüyle Margaret’ı baştan aşağıya süzmesinden daha fazla. kaneBu bölümde Michael diye birinin küllerini şarabının içine kattı. (ne pis bir adamdır yahu) Onu geçtim müzik zevki berbat herifin. Müzik eşliğinde mumunu falan yaktı. Çok gereksiz bir sahneydi. Bu bölüm zaten diğerlerine göre 15 dk kadar kısaydı. Zaman doldurmak için eklenmiş galiba. Kane sahnesinde en sevdiğim an elini şıklatıp ışığı kapatması oldu.

Tapınakçıların başındaki Yüce Majestenin sesi ile Sofya’nın konuştuğu hocasının sesleri birbirine benziyor. Yüce Majeste bu hoca olabilir. 1 dolar şifresinin çözülüp, Majesteyle iletişim kurulmasına yardım etmişti çünkü.

Karanın hastanede ilaçları yutmaması polat-iskenderbana Polatın İskenderin elinde olduğu zamanları hatırlattı…

Son sahnede Polatın Kara ile görüşmesi çok güzel bi sahneydi bence. Karadan şaşkınlık falan bekliyordum ama bozuntuya vermedi. E tabi yeraltı adamı, ölü gibi yıllarca yeraltında yaşamış insan anlıyor Polatın halinden 😀

Polat artık odasından çıkmalı diyorum ve yazıyı burada bitiriyorum. Bölüm hakkında yorum yapmak isteyenler olursa eğer aşağıdaki yorum kısmını kullanabilirler (:

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

5 Yorumlu

  1. Duhan Alakuş 14 Aralık 2013 Cevapla
    • Mustafa Türk 17 Aralık 2013 Cevapla
  2. Mustafa Türk 23 Aralık 2013 Cevapla
  3. Sema 22 Şubat 2014 Cevapla
    • Mustafa 22 Şubat 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6