Uzaklarda Arama

Mustafa Türk

Selam olsun kendini çok büyük zorluklarla baş başa kalmış gibi hissedenlere. Sakin ol. Uzaklarda arama dedik diye Orhan Akdeniz’den Taht Kurmuşsun Kalbime içeren bir şeyler beklemeyin. Hem o şarkıda uzaklarda arama’m’ diyor.

Neyse, nasıl olduğunuzu sormayacağım. Çünkü tepenize üşüşmüş dertlere kafa yorduğunuzu ve bunların da azıcık mutluluğunuzu gölgede bıraktıklarını tahmin ediyorum. Ve işin içinden nasıl çıkacağınızı da bilmiyorsunuz muhtemelen.

Ben mi? Ben iyiyim ya. Dünden beri iyiyim. Öncesinde mi? Sizin gibiydim işte. Hatta sizden daha kötü bir haldeydim. Hayatım boyunca karşılaşabileceğim tüm problemlerle tek başıma boğuşuyor ve dünyanın tüm yükünü ben çekiyormuşum gibi omuzlarımda çok büyük bir sorumluluk var sanıyordum.

Böyle hissettiğim zamanlar çok uzun süreçler halinde olmasa da hayatımın birçok anında zorluklarla karşılaştığımda yaklaşık olarak böyle bir hissiyata kapılırdım, cahilce.

Ne oldu bilmiyorum.

Sakin ol!

Ya dedim, Mustafa. Ne oluyor yani? Sorumluluk hissettiğin şeyler tamam normal şeyler, hayatımızın birer parçası. Ama dünyayı kurtaran adam mısın sen? Biraz sakin ol. Her şeyi kontrolün altında tutamazsın. Göklerden gelen bir takdir olduğunu unutmuşsun sen.

Yazılan olur. Olur olur da her şeyi koyver gitsin demiyorum sana.

Kader meselesini çokça hatırlaman lazım. Yarınlarda yaşamamak lazım. Yarınları düşünmekten bugününü kendine zindan ediyorsun, asıl vazifelerini unutuyorsun. Sen yarın n’apacağım diye düşünmekten bugün yapman gerekenlerden vazgeçiyorsun.

Ayağını denk al. Sen kimsin ki her şeyi kontrolün altında tutmaya çalışıyorsun.

Yarını bu kadar düşünme. Panik yapma, sakin ol. Sen bugününü dosdoğru yaşa, yarın zaten olması gerektiği gibi olur.

Baktın yarın öyle olmuyor, o zaman da nasip dersin. Vardır bunda da bir hayır dersin.

Bakara suresi 286. ayet

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.”

Hazreti Mevlana’nın şu çokça öğretici rubaisiyle bu yazıya son vermek istiyorum.

Ey gönül! Sakın kendini gama kaptırma.
Dünyada sana mahrem olmayanların sohbetine katılma.
Yavan ekmek ve tere ile yetindiğin sürece elalemin sana bıyık altından gülmesine aldırma.

Selam olsun kurtuluşunu uzakta aramayanlara!

2013 yılından beri 'bi çayyaş daha...' sloganıyla blog yazıyorum. Yazdığım yazıların türü edebiyatta deneme kategorisine giriyor. Bilgisayar Mühendisiyim ve IOS Geliştirici olarak çalışıyorum. Yürümeyi ve farklı mizaçtaki bitkileri bir araya getirip çay denemeleri yapmayı seviyorum...Devamı

Yorumlar

  1. istanbul elektrikcisi 1 Ağustos 2019

    paylaşımınız için teşekkürler. Allah bes baki heves…

    Cevapla