Üşeniyorum Öyleyse Var(mıy)ım?

Selam olsun üşengeç olan ruhlara. Ve dahi olmayanlara. Epey vakit geçti üşenmeyeli, iki satır da kapağını açınca naftalinimsi bir koku saçan şu bloguma son yazdığımdan beri. Ben de dedim ki kendime, atı alan henüz Üsküdar’ı geçememiş, Fıstıkağacı’na vardığında neredeyse atı çatlayacağından ötürü atını Fethi Paşa Korusu’na sürüp biraz soluklanmak isteyeceği sırada naftalinimsiyi içime çekip bir selam edeyim istedim.

usengec-kedi

Yapılan her şeyin bir açıklaması muhakkak olur. Yapmanın, yapmamanın, düşünmenin, düşünmemenin, gitmenin, gitmemenin… Ama üşenmenin bir izahı olmaz. Çok da yoğun olmadığım, hatta boşta kaldığım, n’apsam ki ya diye kara kara düşünüp kalkıp da bardağımdan poşet çay sallandırdığım zamanlarım da oldu. Ama üşendim işte. Bu üşenmek öyle bir şey ki sanki TV izliyormuşsun da ekranda günümüzün vebası bir evlendirme programı varmış da çok sıkılmışsın da hemen yanında duran kumandayı eline alıp kanalı değiştirmeye mecalin yokmuş gibi. Hoş, kanalı değiştirsen bile diğer kanallarda da dişisini etkilemeye çalışan varlıklar ya da tam olarak var olamamışlar yani yetiştiği yaşam şartları dolayısıyla mutasyona uğramışların oynadığını öngörmek de bu üşengeçliğin bir sebebi olabilir belki de.

Yanlış anlaşılmak istemem, bu üşengeçliğim bloguma karşı olan bir şey değil yalnızca. Mesela okula karşı da bir üşengeçlik var. Kısmen de olsa var. Neden kısmen? Uzun uzadıya açıklayabilirim aslında fakat kısaca bahsedeyim. Okula gitmiyor oluşum, sınavdan sınava, ya da laboratuvar dersinden laboratuvar derslerine gidişimin başlıca sebebi gitmeden de okulun bana katacağı şeylerin büyük bir çoğunluğunu kendi kendime kazanabiliyor oluşumdur. Bunun haricindeki -kısmenlik kısım- üşengeçliğe giriyor. Bunun sebebi de okula gitmek için 2 saat 10 dakika öncesinden yola çıkmam gerektiğidir. Evet. Bu beni üşendiriyor. Haklıyım galiba. Sizce?

Ama hiç üşenmeden yaptığım şeyler de var. Mesela yemek yemek. Hiç üşenmiyorum. Yemek yemeye üşenmediğim fakat beni harekete geçirecek şeylere üşendiğim için evrende benim payıma düşenden daha fazla hacim kaplamaya başladım. Bundan dolayı hakkınıza girmiş olabilirim, helal edin. Yazının başında söylemeyi unuttum: Göbeğim Bey’in de çok selamları var.

Efenim bunca üşengeçliğin arasında yemek yemekten başka neye üşenmiyorsun diye soracak olursanız, iOS yazmaya üşenmiyorum diyebilirim. iOS yazmak da nedir Çayyaş, Türkçe konuş diyecek olursanız da iPhone telefonlar ve iPad tabletler için uygulamalar yazıyorum. Yazın yanında staj yaptığım abi sağolsun, iOS diyor, kod diyor, Mustafa diyor. Tamam diyorum. Üşenmiyorum. Seviyorum. Karamazov Kardeşler’e de öyle. Üşenmiyorum.

Mesela bu yazıyı yazarken de üşenmiyorum. Ben üşendiğim zamanlarda, oflaya puflaya, amaaaan diyerek yazmadım hiç. Yine bu şekilde yazmıyorum. İçimden geldi, yazıyorum. Sallama çayım da bittiğine göre yazının sonuna gelmiş oluyoruz burada. Evet, başımda böyle bir dert var malesef. Çaylarım artık sallama. Kaldığım yurt epey büyük. Kantine yürüyerek 5 dakika uzaklıkta benim odam. Orada çay demleme. Tahminimce karbonatlı demleme. Kantinden karbonatlı demleme çay alıp odama gelene kadar çay soğuyor. Bu sebeple poşet çay içmek mecburiyetindeyim bir süreliğine. Neyse, bu da bizim imtihanımız olsun. Ben çekiyorum, siz çekmeyin inşallah.

Bir sonraki üşenmeyişime kadar sıhhatte kalın.

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

5 Yorumlu

    • Mustafa Türk 7 Mart 2017 Cevapla
  1. damla çelik 9 Mart 2017 Cevapla
  2. ceylan 24 Mart 2017 Cevapla
  3. Mehmet Han Geyikli 22 Eylül 2017 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6
mraniye escort
maltepe escort
Pendik Escort
Ataşehir Escort
turk porno