Tiksindiren Reklam Olur mu?

Son birkaç aydır ülke gündeminden bîhaberim. Çünkü ülkemizde çok saçma olarak nitelendirdiğim olaylar gündemimiz oluyor. Bu durumun bana verdiği rahatsızlıktan ötürü takip etmiyorum gündemi. Malum seçim dönemindeyiz, herkes birbirinin adını lekeleme, saçma sapan davranışlarda bulunma eğiliminde. Benim bahsetmek istediğim konu, ülkemizde reklamcılık bilinmiyor, yanlış anlaşılıyor ya da anlaşılmıyor. CHP üzerinden yola çıkacağım. CHP, AKPnin seçim öncesi yaptığı makarna, kömür yardımına en fazla muhalefet olan, karşı çıkan, eleştiren partilerden birisi. Ama aynı zamanda reklam anlayışının yerlerde olduğu bir parti.

Az önce Kütahya’nın en işlek caddesinde yürüyordum. Yanımdan CHP reklam minibüsü geçti. Ayakkabı kutusundan çıkan milyon dolarları falan bağırıyordu. Ardından Kılıçdaroğlu şarkısı çaldı. Bu reklam mıdır? Reklam yapıyorsan, rakibi kötülemek yerine kendini tanıtırsın, artılarını açıklarsın. Rakibi kötülemeyi zaten her mitingde, her kamera karşısında yapıyorsun.

Son birkaç aydır CHP’den mesaj alıyorum. Hiçbir siyasi partiye kayıtlı olmadığım halde, sanki CHP üyesiymişim gibi en olmayacak zamanlarda mesaj atıyorlar, toplantılarına haber veriyorlar, parti seçimlerine davet ediyorlar, destek istiyorlar. Hayır telefon numaramı nerden buldular. (Telefon numaramı bunlara satanlara hakkımı helal etmiyorum) Osmaniye İl Başkanı Kemal Tabak, İlçe Başkanı Ali Temuroğlu, Osman Cınkır, Osman Gedik, avukat olduğunu belirten bir aday adayı Rıza Tekerek sizce bu reklam mıdır? Siz avukatsınız, adaysınız, inovatif düşünmeniz gerek, ilkel, rahatsız edici, etkisiz yöntemlerle reklam yapılmaz. Bu reklamlarınızın seçmeni cezbedici değil de tiksindiren nitelikte olduğunun farkında olmanız, düşünebiliyor olmanız lazım. Siz adaysanız bunları yapabiliyor olduğunuza seçmenleri ikna etmeniz gerekir, edemeyeceğinizi düşünüyorsanız aday olup, itibarınızı kaybetmemelisiniz. Bu mesajlar sayesinde kendinizden tiksindirdiğiniz bir seçmen olarak oyumun geçersiz sayılmayacağını bilsem, oy pusulasında isminizi gördüğümde üzerine koca bir çarpı atıp altına isterseniz reklamcılık hakkında bildiklerimi size iletmek için iletişim bilgilerimi yazardım. (Pardon benim bilgilerim zaten sizde vardı demi :[ )

Biliyoruz ki ülkemizde reklam yaparken Amerikada çok başarılıca yapılan –rakip firmayı kötüleme– yöntemi yasak. Buna Pepsinin Coca Colayı ezen reklamını örnek verebilirim. Çocuk, Pepsiye boyu yetmediği için önce Coca Cola alıyor ve üzerine basıp Pepsi alıyor.

Ürünün tanıtımı için çok kaliteli, dikkat çeken reklamlar yapılması gerekiyor. Genelde televizyon izlemiyorum. 16 Ocakta yayınlanan Kurtlar Vadisi Pusu’nun 211. bölümünü izlerken son sahneyi göstermek için 1 dakikalık reklam arası verdiler. (Reklam ücretinin en fazla olduğu anın bu 1 dakikalık son sahne öncesi reklam olduğunu düşünüyorum) Bu reklam arasında ilk defa rastgeldiğim Cipso tırtıklı reklam filmi çok ilgimi çekti, beğendim. Gayet başarılı buldum.

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

2 Yorumlu

  1. Erdem 20 Şubat 2014 Cevapla
    • Mustafa Türk 20 Şubat 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6