Teşkilat #Derinlerin Gölgesi – 4

Zifiri Karanlık #Derinlerin Gölgesi – 1
Hayatımın Sahibi #Derinlerin Gölgesi – 2
Dosya #Derinlerin Gölgesi – 3

Teşkilat

– Yasir Bey, O yer altındaki yere girerken geçtiğim yollardan geçmedik. Giriş ve çıkışları farklı. İçerideki adamın dedikleri kafamı çok fazla karıştırdı. Ortada neler dönüyor hiçbir fikrim yok. Siz kimsiniz? Bana yardımcı olabilir misin? Neler oluyor? Bu minibüs nereye gidiyor?

– Tufan, görüyorum ki daha sakinsin. Güvenlik için farklı giriş ve çıkışlar kullanılıyor. Kafanın karışması normal. 7 sene önce benim verdiğim tepkileri vermedin en azından. Anlatmaya yapılanmamızdan başlayayım.

Teşkilatımızın kuruluşu Türkiye’nin kuruluşuna, Osmanlı’nın kuruluşuna, Selçuklu’nun kuruluşuna, Gaznelilerin, Karahanlıların kuruluşuna, İslamiyetin bize ulaştığı zamana dayanıyor. Devletlerimizin kuruluşu bizim kontrolümüz altında gerçekleşmiştir. Alparslan, Anadolu’ya bizim emrimizle girmiş, Osman, İmparatorluğu bizim yönlendirmemizle kurmuştur. Kurulan bu devletlerin yıkılışları da bizim kontrolümüzde gerçekleşmiştir. Devlet kurucuları olduğu gibi devlet yöneticileri de bizim etkimizdedir. Ne zaman ki devletlerimiz dinini savunmuş, İslamiyeti yüceltmeye çalışmıştır, o zamanın yöneticileri bizim seçtiğimiz yöneticilerdir. Bu sadece Türk devletleri için geçerli değil, tüm devletlerde etkinliğimiz var. Nerede İslamiyete düşman bir devlet varsa o devletin yöneticileri bizim kontrolümüzde değildir. Az önce, siz toplantıya dahil olmadan önce Başbakan da Generalle görüştü.

İçinde bulunduğumuz bu yapı, çeşitli hücrelerden oluşuyor. Bu hücrelerse dünyanın beş bir yanındaki bizim için çok değerli olan, başkent bildiğimiz şehirlerde bulunuyor. Türkiye hücremiz İstanbul’da bulunuyor. Diğer hücreleri zamanla öğrenirsin. Bizim bağlı bulunduğumuz hücrenin kontrol noktası İstanbul’dur. Ama bu demek değil ki, Türkiye’de sadece İstanbul’da çalışır. Her hücrenin etkinliği başta bulunduğu ülke olmak üzere, sınırı olan diğer ülkeleri de kapsar. General, Türkiye hücresinin komutanıdır. Biz, Generale bağlıyız. General ise diğer dört general ile birlikte Pîr’e bağlıdır.

Yapılanmamız kısaca bu şekilde. Şimdi gelelim nasıl iletişim kuracağımıza. Az önce de olduğu gibi görüşme yapılacağında sana haber gönderilir.

Bu zehgir, gördüğün gibi siyah bir taşa sahip.

– Sahi bu taş ne taşı? Oltu taşına benzettim ben ama?

– Bırak sen şimdi ne taşı olduğunu. Onun bir önemi yok. Bu taşı siyah biliyordun, daha önce hiç kırmızı olduğunu gördün mü bu taşın? Az önce, Generalin yanındayken hepimizin yüzüğü de kırmızıydı. Yüzüklerimizin renk değiştirmesinin bir anlamı var. Elindeki yüzüğün taşı kırmızı olmadan önce titrer, uykuda olsan bile bu titremeyi hissedebilirsin. Amacı da bu zaten, uyurken kırmızıya dönüştüğünü göremeyeceğin için önce titrer sonra kırmızı olur. General kimle görüşmek isterse yüzük aracılığıyla iletişime geçer. Sinyali aldığında Türbedarın yanına gitmen gerekir.

– Türbedar mı? Ne türbedarı? Hangi türbedar? İstanbul’da kaç tane türbe, kaç tane türbedar var kim bilir. Hangisine gideceğim?

– En son hangi türbedarla görüştün? Toplantıya katılmadan önce hangi türbedarla birlikteydin?

– Tabi ya. Cuma namazından sonra o Türbedar çay ikram etmişti bana. Ama sonrasını hatırlamıyorum.

– Bayıltıldın, çünkü bizi bilmiyordun. Karşı koyacağın için bayıltıldın. Bundan sonraki görüşmelerinde ne yaptığını biliyor olacaksın, bu yüzden bayıltılmazsın. Nerde kalmıştım? Ha, sinyali aldığında eğer İstanbul’daysan o Türbedar’a gideceksin.

– İstanbul’daysam da ne demek? İstanbul dışında da mı bu şekilde iletişim kuracağız? İstanbul dışında da mı böyle görüşmeler yapacağız?

– Tufan, bak kardeşim. Az önce de dediğim gibi dünyanın her yerini kapsayan bir ağımız var. Eğer General tarafından görevlendirilirsen ya da herhangi bir şekilde şehir dışında ya da yurt dışında bulunuyorken bu sinyali alırsan, sana en yakın türbeye gidip oranın Türbedarıyla görüşmen gerek. Her Türbedarla görüşmeyesin sakın çocuk. Bulduğun türbedarın bizden olup olmadığını sol elindeki yüzükten anlayabilirsin. Bizim yüzüklerimizin aynısından bu türbedarlarda da var. Dikkat edesin, dünyanın her yerinde türbedarlar yüzük takarlar. Senin konuşacağın Türbedarda senin yüzüğünün aynısından olacak ve yüzüğünü sol baş parmağına takıyor olacak. Eğer böyle bir türbedar görürsen, bil ki o bizdendir. Parmağındaki yüzük hakkında bilmen gereken bir şey daha var. Yüzüklerimiz sayesinde yerimiz tespit edilip, konuşmalarımız dinlenebiliyor. Eğer zor durumda kalırsan bu yüzüğü parmağından çıkartıp tekrar takarsan merkeze sinyal göndermiş olursun. En kısa zamanda güvenliğin sağlanır, içinde bulunduğun tehlikeden kurtulursun.

– Şimdi bana ulaşmak istediklerinde yüzükle haber gönderiyorlar, tamam ama ya ben ulaşmak istersem, Generalle görüşmek istersem, ne yapacağım?

– Türbedarlar aracı olacaklar. Türbedarlarla konuşursan seni almaya bir ekip gelecek ve General’e götürecek. Generalin yüzünü görmeyi bekleme. Onun yüzünü göremeyeceksin.
Şimdi, asıl konumuza dönelim. Şirketin elindeki dosya hakkında bilgi ver bakalım. Attığımız yemi yakaladılar mı?
– – – – – – – – – – – – – – –
Devamı: Kabulleniş #Derinlerin Gölgesi – 5

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

2 Yorumlu

  1. Kerim Potuk 25 Temmuz 2014 Cevapla
    • Mustafa 25 Temmuz 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6