Termus Nedir Bilir Misin?

23 Ağustos 2016 4 0

IMG_20160421_160213 (1)

 

Selam olsun gökteki yıldızlara. Gecenin aydınlanmasında az da olsa payı olan yıldızlara. Selam olsun kutlu günün yağan yağmuruna, yağdıranına. Yan yan yürüyen köpeğe birazdan yatak olacak anlamsız kokan çimlere. Ağacın dallarında cıvıldayan minik kuşlara, serçelere.

Selam olsun Sana.

Bir zamanlar derdim ki bir peri çıksa gelse karşıma da, bana üç dilek hakkı verse. Verse de ondan isteyeceğim iki bardak çayı verse. Sonra gelse otursa yanıma. Çay içsek…

O günleri geride bırakalı epey oldu. Yaradan’ın sevgili kulu ilan etmeme sebep oldu kendimi.

Peri geldi. Ama öyle “Üç dilek hakkın var, dile bakalım benden ne dilersen!” falan demedi. Geldi usulca. Sanki karanlığından ötürü derinlerinde bir yerlerde yaşadığımı düşündüğüm hayatımı aydınlattı. Daha önce hiç şahit olamadığım bir aydınlıktan bahsediyorum Sayın kişi.

Hani güneşe bakarsın da gözlerin yanar, iki saniye sonra da onu kırmızı görmeye başlarsın ya. İşte öyle değil. Bu ışıltının, aydınlığın en kötü yan etkisi gözleri kamaştırması. Yan etkisinden ziyade şifasından bahsetmek daha doğru olur, şayet etrafını ışıltan bu Peri’nin, gözlerin kaybolmuş ferini şevke getirip ‘Herkese benden çay!’ dedirttiği gerçektir.

Bir de çay getirmiş yanında. Termusa koymuş da gelmiş. Çaydanlıkla getirmesini beklemezdim zaten. Sembolik olarak çay getirmesi yeterliydi. Fakat sembolik kelimesi hakaret gibi olacağından ötürü geri alıyorum sözümü. Siz hiç çayı hem termustan içip hem de bu çay şahane dostum! diyebildiniz mi? Ben dedim. Aslında demek istedim. Diyemedim. Çekindim. Böyle bi’ ortamda böyle bi’ söz edilir mi hiç? Termus diyorum termus. Rengini boşver Sayın, bende kalsın o.

Bu öyle basit bi’ şey değil. Şey gibi mesela. Sehpaya çıkartılmış, boynuna gıravatı takılmış bir adamın “Adam adam, o tahta oturdun diye büyük mü oldun? Ey  ulu hükümdarım son dileğimi bile sormadın! Utan utan, senden büyük Allah var!” demesinin ardından son dileği sorulmuş adamın son derece umutsuz bir şekilde “Beş dakika daha gökyüzünü görmek istiyorum.” diyerek dileğini beyan etmesi. Hükümdarınsa idam mahkumunu affedip canını bağışlaması, dileğinin yanında paha biçilemeyecek değerde her istediğinde göğü görebilme imkanına kavuşması…

Anlayabiliyor musun iki bardak çay ile bir termus çayın etkisini, farkını?

Neden mi termus?

Soğumasın diye bir ömür damağımızı ıslatacak olan çay. Termus da termusmuş ha! Bir yılın ardından hala soğutmadı çayımızı. Peri’yi yanıma gönderen, termusumuzun ömrünü bizimkinden uzun kılsın inşallah. Razı olsun amin diyeninden de inşallah.

Tags: aydınlatan güneş, çay, peri, termus çay, üç dilek hakkın var dese Categories: Günlük, Hasretlerim
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Related Posts
Yorumlar
  1. -

    Termus mu Termos mu?
    Güzel yazı için teşekkür ederim.

    1. -

      TDK’ya göre “termos”, bana göre termus 🙂

  2. -

    keyifle yazılmış olan bu yazısı gerçekten keyifle okudum emeğine sağlık

  3. -

    ilginç bir yazı emeğine sağlık 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir