Sevgi Yolunda Felaket Bir Gün

Şuan saat 02:42. Zaman yine her zamanki gibi çok hızlı geçti değil mi? Dünden bugüne bir göz kırpmasıyla geldiniz değil mi? Bide bana sorun onu. İkindileyin 4 den beri zaman bir türlü geçmek bilmedi. Olayın şokunu hala üzerimden atamadım, felaket… Kısaca anlatayım. Malum sömestr tatili, memlekete gelmişiz. Eski arkadaşlarla buluşup sohbet ettik, tavla oynadık, yenildik. Arkadaşlardan ayrıldıktan sonra bir zamanlar Cumhuriyet Caddesi olan Sevgi Yoluna girdim. Haftasonu olmadığından fazla kalabalık değildi. Alo Paşa Camii önünden geçerken uzaktan gelen bi çığlık sesi duyduğumu sandım. Ardından bu çığlığa eşlik eden farklı tonlarda çığlıklar ve garip hırıltılar arkaplanında büyük çınar ağacını mesken bellemiş kuşların birden hareketlenip uçmasıyla etrafımdaki hareketliliği farkettim. Ulucamii yönünde bi koşuşturmaca vardı. Arkama dönüp baktığımda aynı zamanda kalabalığa ben de eşlik etmiş, koşmaya başlamıştım. Sanırsınız Walking Dead yada Dünyalar Savaşı Z’nin setine rastladınız. zombi-saldirisi-2Zombi olduğunu düşündüğüm garip şeyler arkamızdan koşturuyolar, hamile, yaşlı yada engelli birini yakaladıklarında üç beş tanesi etrafını sarıp yere çömeliyolar ekmek versen onu da kanına banıp yiyecekler o derece. Kemiklerini falan sıyırıyolar… Ama akıllılar da, zayıflara, bir deri bir kemik kalmışlara hiç bakmıyolar. Bir güzel akşam yemeğini aradan çıkarıyolar. Yemeği biten kalkıyor Alo Paşa Camiine yöneliyor, sanki vakti çıkmadan ikindiyi yetiştirme derdindeler gibi.

Daha yemek yemeden arkamızdan koşturan şuursuzların yemeklerine meze olmamak için var gücümüzle koşuyoruz. Hayatımda sadece çocukken zile basıp kaçarken bu kadar hızlı koştuğumu hatırlıyorum. Omuzumda bir el hissettim. Bu kargaşada kim elini omuzuma koyar ki, hem de koşarken. Kafamı bidaha çevirdiğimde elin aslında bir zombi pençesi olduğunu gördüm. Öbür elini de omzuma atacaktı ki tam o sırada montumu çıkardım, kurtuldum elinden. Demek ki o kadar da hızlı koşmuyormuşum, salgıladığım adrenalin terime karışıp vücuttan çok hızlı bişekilde atıldığından bana öyle geliyormuş. Küçük Hamama gelince (şimdiki adıyla Hamamı Ziyafe) kapılarını açmışlar zombi saldırısından kaçan bizleri içeri alıyolar, garip şeylerden kurtulalım diye. Allah onlardan razı olsun. Küçük Hamamın altındaki bir ucu Adalet Sarayının oraya açılan gizli geçit sayesinde kurtulduk. Ondan sonra Sevgi Yolunda n’oldu bilmiyorum. Televizyonlar, radyolar, hiçbir yer bu olaydan bahsetmiyor. Taraflı medya, gerçekleri yayınlama cesaretinde bulunamıyor. Az önce faceye, twitte, yuutuba kaçarken çektiğim resimleri attım, silmişler. Kendi siteme attım müdahale edemesinler diye. Uyu Türkiyem uyu…

İnanamıyosunuz değil mi? İnanmayın da zaten, yok öyle bişey. Mümkün değil böyle birşeyin olması. Hem olsa bile o yaratıkların Kütahyada ne işi var? Aşk ile şevk ile Sevgi Yolunda koşarken köstebek yuvasını andıran yollarda ayakları takılır düşerler. İstanbula yada ne bileyim filmlerdeki gibi Amerikaya falan saldırırlardı.

Geç de olsa sadede geleyim. Bu yazıyı yazmaktaki amacım, internette dolaşan yığınla fotoğrafın (özellikle de gezi parkı eylemi yada diğer eylemlerin sırasında) sahteliğini araştırmakla ilgili çok basit bir yöntemi sizlerle paylaşmaktı. Direk konuya girecektim ama böyle bir örnek giriş yapayım dedim. İyi mi oldu kötü yada gereksiz mi oldu bilmiyorum ona siz karar vereceksiniz (yorumlarda tepkinizi, cevabınızı verebilirsiniz.)

Ama ne acıdır ki şöyle de bir gerçek var. Bu bahsettiğim fotoğrafın sahteliğini anlama yöntemini yarın anlatacağım. Geç oldu, çok uykum geldi, 03:31 olmuş saat.

Muhtemelen bu yazıyı da bu gece görmeyeceksiniz bile. O yüzden sıkıntı olacağını sanmıyorum. İyi geceler, si yu.
Sözünü ettiğim yazı → Sahte Fotoğrafı Anlama Yöntemi ‘Görselle Ara’

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6