Romantik İslamcılar ve Çay Edebiyatı

Mustafa Türk

Selam olsun çayından bir yudum alıp da ne yazmış yine (gören de gün aşırı bir şeyler yazıyorum sanacak) bu Mustafa diye okumaya başlayana, ve elinde çayı olmasa bile, ne varmış burada acaba diyene.

Çayı iliştirdin hemen sen de Mustafa dediğini duyar gibiyim. Haklısın sen de tabi. Her yerde çay edebiyatı doldu. Adresini de vereyim hatta. Ağırlıklı olarak romantik islamcılarda. Romantiği anladık da, islamcı da neyse. Dinimi alet etmedikleri yer kalmış mıdır acaba.

Çay Edebiyatı

Vakti zamanında çaya olan sevdamdan ötürü blogumun en başına “bi çayyaş daha…” şeklinde bir slogan yazdım. O günden sonra dedim ki burada yazarken Çayyaş mahlasını kullanayım. O zamanlar çay edebiyatı yapılmaya henüz başlanmamıştı güzelim memleketimizde. Belki de yeni yeni başlanıyordu. Bilemiyorum. Aradan çok geçmedi çayyaşlı mayyaşlı bir kitap yazdı biri.

Öh be Mustafa. Çay edebiyatına laf ediyorsun, Çayyaş mahlasını kullanıyorsun, senelerce çaylı maylı yazılar yazıyorsun. Ne saçmalıyorsun yine sen. Yok be saçmalamıyorum. Yazmayı severdim ben. Blog yazmaya başladım sonra. E çayı zaten seviyorum. Gün içerisinde benim yakınımda çay olmadığı an çok çok az zaten. Tamam kahveyi de çok severim. Ama kahveyi her yerde içemezsin ki.

Haliyle yazı yazarken illaki yanımda çay oluyor şu anda da olduğu gibi.

Bir paragraf, bir yudum. Bir paragraf, bir yudum.

Kısa paragrafları seviyorum. Çünkü daha sık yudum.

Yani demem o ki, çayın edebiyatını yapmadım ben sanki. Sanki edebiyat yaparken çay da yanımda olduğu için o da burnunu soktu gibi. Ama napayım ya. Yazılarımda çay var diye kendimi çay edebiyatçısı yada romantik islamcı mı yapayım yani?

Tamam romantik olabilirim. Ama hissediyorum zaman zaman hödük de oluyorum.
İslamcı… Yok. Dinimi seviyorum ve dindar olma çabası güdüyorum. Ama dinimi kullanarak ticaret yapmıyorum ki ben islamcı olayım.

Romantik islamcı olmadığım konusunda kendimle bir kez daha anlaştım. Sevgili ordaki, ben buraya aslında bunun için gelmemiştim. Bizim meselemiz hiçbir zaman çay edebiyatı olmadı ki. Geldim yarım saat çayın edebiyatı hakkında yazdım durdum. Sorumluluk psikolojisi hakkında yazacaktım. Çayımdan bir yudum aldım, çay içerek okuyan varsa bi’ selam çakayım dedim konu nereye geldi. Neyse, bu yazı burada bitsin. Ben yazmaya devam edeyim.

Arkası yarın.

2013 yılından beri 'bi çayyaş daha...' sloganıyla blog yazıyorum. Yazdığım yazıların türü edebiyatta deneme kategorisine giriyor. Bilgisayar Mühendisiyim ve IOS Geliştirici olarak çalışıyorum. Yürümeyi ve farklı mizaçtaki bitkileri bir araya getirip çay denemeleri yapmayı seviyorum...Devamı

Yorumlar