Özgürlüğün Gücü Adına

28 Haziran 2014 2 0

Bir önceki yazı malumunuz bir veda akrostişiydi. Aynı zamanda Çayyaşın turkmustafa.com’daki son yazısıydı. Oldu bittiye getirmiş gibi olmasın diye iki üç kelam etmek istedim bu konu hakkında.

Öncelikle Çayyaş kimdir?

Çayyaş olarak bildiğiniz kişi aslında kişi değildir. turkmustafa.com’un adını aldığı Mustafa’nın {bu ben oluyorum (: } diğer yanıdır.
Ruh ikizi muhabbeti döner ya ortalıkta, “ay benim ruh ikizim şu, bu, o”. Benim ruh ikizim yok, varsa da ben bilmiyorum, karşılaşmadım kendisiyle. Eğer ruh ikizim olduğunu iddia eden varsa gelsin bir merhaba desin, bileyim ben de (:
Dediğim gibi benim ruh ikizim yok, ruh ortağım var.

Çayyaşı bu blogla tanıdınız. Tamam çayı biz de severiz ama bu manyak kafayı çayla bozmuş dediniz belki. Çayyaşın çaydan ziyade bir mevzusu vardı, bilmem dikkatinizi çekti mi. İyi veya kötü. Yeri geldi dua istedi, yeri geldi hayat dersi verdi. Yeri geldi şiir yazdı, yeri geldi dertlerini döktü. Ama hep çekindiği bir nokta vardı. Yazdığı bir cümleyi iki kez değil beş kez düşündü. Çünkü bu bloğa ailem giriyor, arkadaşlarım giriyor hatta ve hatta hocalarım giriyor. Yeni tanıştığım birisi bir şekilde bloğumu buluyor o da giriyor. Tanıdıklarından çok farklı birisini buluyorlar burada, Çayyaşı. Realde Çayyaşı kimse tanımıyor, bilmiyor. Yani sizin anlayacağınız Çayyaşla oturup çay içerken yanımızda bir üçüncü kişi olmuyor, Çayyaşı kimseyle tanıştırmıyorum.

Özgürlüğüne bu kadar bağlı olan ben, bloğumda yazarken rahat olamıyorum, özgür hissetmiyorum kendimi. Yazdığım birçok yazıyı yayınla(ya)mıyorum. Bu yüzdendir ki Çayyaşı ve onun yazılarını bu blogda artık göremeyeceksiniz. Bu blogda olmaz başka bir yerde olur onu bilemeyiz tabi 😀

Ama ben buralardayım daha. Bloğa ismimizi vermişiz öyle çekip gidecek değiliz (:

Özgürlüğün gücü adına !

A-Leap-of-freedom-ozgurluk

Tags: çayyaş, çayyaş kimdir, özgürlüğün gücü adına Categories: Blog, Günlük
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Related Posts
Yorumlar
  1. -

    Yeni blogunun ismini bildir hocam bizede 🙂

  2. -

    Kerim hocam doğru diyor, alenen buralara yazmasan da, nerede olduğunu bize fısılda:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir