Ölümüne Marsa Gidiyorlar

Geçtiğimiz günlerde bir kongreye katıldım. Kongrede konferans verenler arasında MarsOne Projesi Ateşesi Prof. Gerardus’t Hooft da vardı. Hooft, MarsOne projesi hakkında bilgilendirme yapmıştı.

Aya gitmek, uzaya seyahat etmek gibi konular nedense kulağa hoş geliyor, insanın dikkatini çekiyor. Ben de bu adamın Mars’ta yaşam hakkında konferans vereceğini duyunca epey ilgimi çekmişti, can kulağıyla dinlemiştim. Uzaya seyahatlerden en bilineni aya yolculuktur. Dünyadan aya gitmek için yolculuk 1-2 gün sürüyor. Lakin Mars deyince insan biraz afallıyor. Çünkü Mars dünyaya Aydan kat kat daha uzak bir gezegen. Ve Hooft da Marsa gitmek için yolculuğun minimum 7 ay süreceğini söylemişti. Bu proje dahilinde Marsa gitmek isteyen 100 bin kişi başvurmuş ve aralarında Türklerin sayısı da oldukça fazlaymış.

2 yılda yalnızca bir defa gemi kalkacakmış. Bunun nedeni Mars ve Dünyanın yörüngeleri üzerinde birbirine en yakın oldukları konuma gelme periyodu 2 yıl. Yani 2 yılda bir defa Dünya ve Mars en yakın konumda oluyorlar ve o anda da gemi fırlatılıyor. Marsa gidişten bahsettim ama bu öyle tur değil yani git, gez, geri gel misali… Marstan geri dönüş mümkün değil. Geri dönüşün mümkün olabilmesi için Marsa giden kafilenin orada bir gemi inşa etmeleri gerekiyor. Hadi yaptılar diyelim, daha da önemlisi enerji kaynağı bulmaları gerekiyor. Nükleer enerji kullanılsın madem dediğinizi duyar gibiyim. Hoofta da sorulmuştu bu soru ve nükleer santral inşa etmenin çok uzun süreceği ve çok zor olduğunu söyledi.

Marsta yaşam şartlarından bahsetmek gerekirse… Marsa yapılacak ilk seferde koloniler oluşturulacak. Resimlerde de görüldüğü gibi küçük küçük kulübeler olacak ve hepsi birbiriyle bağlantılı olacak. Beslenme ve oksijen ihtiyacı için seralar oluşturulacak. Bu seralarda hastalanan bitkileri hastalık diğer bitkilere yayılmadan tedavi edebilecek bir teknoloji kullanılacak. Güneşe epey uzak olduğu için hava çok soğuk, dolayısıyla ısınma ihtiyacı için de enerji gerekecek. Yeryüzü bildiğiniz çöl. Ömür boyu çölde ne yapılabilir ki, çölde yaşamamış bir insan için oldukça zorlayıcı bir ortam.

Marsta bu zorlayıcı -yaşama- ayak uydurulabilmesi için eğitimler verilmeye başlanmış. Bu eğitimler Marsa benzetilmiş bir alanda veriliyor. Yerçekimi olsun, sıcaklığı olsun, oksijen durumu, su ihtiyacı vesaire… Sadece bu eğitimlerde başarılı olanlar Marsa gidebilecekler. Eleme usulüyle belirleniyor yani.

O değil de… Bu 100 bin kişi ne ayak? Bir insan dünyadan bu kadar mı sıkılır. Masraflar 6 milyar dolar civarındaymış ve aldığın bilet de tek yön, gidiş var dönüş yok. Nasıl yaşanabilir ki orada? Canınıza mı susadınız. Dünyadaki ekstrem şartlarda yaşamayı beceremeyip oradaki minimum şartlarda yaşayabileceğini düşünüyorlar. Ha pardon bu 100 bin kişi Marsa ölmek için gidiyordu zaten. E adamlar da parayı bulunca ne yapacaklarını sapıtıyorlar tabi. Paran mı var derdin var… Allah parası olana akıl fikir bizlere de böyle absürt isteklerimiz olmayacak kadar para versin (: Siz ne düşünüyosunuz bu konuda? Param olsa 100 001. kişi ben olurdum mu derdiniz ?

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

3 Yorumlu

  1. anoncan 17 Aralık 2013 Cevapla
  2. İhsan Altuğ 28 Eylül 2015 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6