Körlüğün Nezaketi Karşısında Şükürsüzlük

8 Nisan 2014 5 0

Bahar havalarının yavaştan gelmesinin ardından dondurucu soğuğuyla pazar günü bize oops dedi. Dur bakalım dedi. Daha nisana yeni girdik dedi. Dua et dedi. Nisan yağmuru yok daha piyasada dedi. Hoş, yağmur olsa daha güzel olurdu. Kuru kuruya soğuğu yemek olmuyor. Yağmur iyidir, candır, rahmettir. Bu sene de kurak geçti, yağmur göremedik fazla. Hangi işimiz yolunda değil, hangi yaptığımız yanlış merak ediyorum neden Allahım rahmet etmiyor bizlere…

Öyle işte. Rahmetsiz, buz gibi havada yapacak bir şey bulamadım. Kitap okuyayım dedim evde okuyacak kitabım kalmadı. Kitap sponsorum da evden ayrılınca öyle kaldım. Derken camdan Ulak’ın silüetini gördüm. Ulak, Çayyaşın kadim dostlarındandır. Ben hayatımda bu kadar yakışıklı başka bir güvercin görmedim. Açtım perdeyi, pencereyi. Aldım notu. Normal olarak Çayyaştan.

Diyor ki;

Üsküdar’dayım, çayları söyledim, bekliyorum.
Gelirken telefonundan Üsküdara gider iken aldı da bir yağmuru dinle. Belki Allahın rahmetiyle tevafuk eder…

Telefonu, teknolojiyi iyi bilir ama hala Ulakla haber gönderir… Gittim yanına selamün aleyküm, aleyküm selam. Yanında bir arkadaşı daha vardı. Ortada çay yoktu. İyi, beklemişlerdi beni. Dedi bu arkadaşla yeni tanıştık. Arsen ismi. Elini bana doğru değil de Çayyaşla benim ortamıza doğru uzattı. Bozuntuya vermedim. Memnun oldum hacım dedim. Oturdum. 6 kişilik semaver geldi. Hoş sohbetli bir arkadaşmış, çayın yanında daha ne olsun. Konu konuyu açtı, oradan oraya girdik. Zaman öyle bir geçti ki… Akşam ezanıyla ayrıldık.

İlk defa görme engelli birisiyle bu kadar muhabbet ettim. Körlüğün hissiyatını merak etmiyor değildim. Bunun üzerine de konuştuk biraz.

Körlük hakkında yakındığı bazı durumlar yok değil. İnsanların kendisiyle karşılaştıklarında panikleyip ne yapacağını bilemez duruma düşmesinden yakınıyor daha çok.

Muhabbetimizin satır başlarını, körlüğün nezaket kurallarını şöyle sıralıyorum.

Körlüğün Nezaket Kuralları

 

star iconBen sıradan bir insanım senin gibi: sadece görememek gibi bir özrüm var. Sağır değilim, sesinizi yükseltmenize yada bana çocukmuşum gibi muamele etmenize hiç gerek yok. Ne istediğimi yanımdaki kişiye sormak yerine bana sorun. Çay ikram ederken, kaç şeker alır diye sormayın yanımdakine.
 

gorme_engelliler_icin_rehber_kopek_baston star iconYolda bağımsız bir şekilde yürümek için beyaz baston yada rehber köpek kullanabilirim. Yada kolunuza girmeyi rica edebilirim. Ama ben böyle bir ricada bulunmadan koluma sarılmayın, kararı bana bırakın. İzin verin ben sizin kolunuza gireyim. Yükselti ve çukurları önceden farkedebilmem için sizden bir adım geriden yürümem gerekir.
 
star iconOdada otururken benimle birlikte kimin olduğunu merak ederim. Odaya girdiğinizde lütfen konuşun. Beni başkalarıyla, çocuklarla bile tanıştırın. Eğer yakınımda kedi yada köpek varsa bana söyleyin.
 
star iconBir odanın, kabinin, arabanın yarım açık kapısı benim için büyük bir tehlike oluşturuyor. Tam kapalı yada tam açık olursa kendimi duruma göre ayarlayabilirim.
 
star iconGörmek gibi beni engelimi ön plana çıkartan sözleri kullanmaktan çekinmeyin. Böyle sözcükleri ben de kullanıyorum. Birisiyle karşılaştığımda sizi gördüğüme sevindim derim yani ben de.
 
star iconBana acımayın. Bana acınmasını hiç mi hiç istemem. Ama körlüğü yüceltircesine konuşmanızı da istemem. Koku alma, dokunma yada işitme duyularım kör olduğum için daha iyi çalışıyor değil. Bu duyu organlarımı sizden daha çok kullanıyorum ve dolayısıyla bu duyularla sizin algıladığınızdan daha fazla bilgi algılayabiliyorum. Hepsi bu.
 
star iconEğer sizin misafirinizsem; bana banyoyu, lavaboyu, pencereyi hatta ışık düğmesini gösterin. Işığın açık mı kapalı mı olduğunu bilmek isterim.
 
star iconEğer merak ediyorsanız sizinle körlük hakkında konuşabilirim. Bu benim için üzücü bir konu değil. Benim, sizin için olduğu gibi bir çok farklı alana ilgim var.
 
star iconBir yemekte uyulması gereken kurallara, sofra adabına falan herhangi bir sorunum olmaz.
 
star iconBeni sadece kör bir insan olarak görmeyin. Ben yalnızca duyusunu kullan(a)mayan bir kişiyim.
 
korler-icin-beyaz-baston star iconKanunlara göre sürücülerin taşıdığım beyaz bastonu gördükleri zaman yol hakkını bana vermeleri gerekir. Sadece körler beyaz baston taşıyabilirler. Bugün caddelerde sokaklarda daha fazla görme engelli görür oldunuz. Bunun nedeni hızla artmamız değil, kendi ayaklarımızın üzerinde durmayı öğrenmemizdir.

Bulduğum ilk fırsatta yazabildiğim bu yazıyı okuduğunuza göre görme engeliniz yok. O halde halinize şükredin. Allah neden rahmet etmiyor, sebebini merak ediyordum ya… Bu yüzden olabilir. Şükürsüzlük. Elimizdeki imkanların değerini bilip şükretmiyoruz. Son sözü şöyle söylüyorum o zaman. Halinize şükredin, Allah da bizlere rahmet eylesin.

Tags: beyaz baston, görme engelliler nasıl hisseder, kör olmak, körlüğün nezaket kuralları, körlük nasıl bir duygu, rehber köpek, şükretmek, şükürsüzlük Categories: Taşlama
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Yorumlar
  1. -

    İlkokul yıllarımda havalar ısınınca, bu aylarda ( Nisan ) Görme engelliler derneği yardım toplama amaçlı bir eğlence programı düzenlerdi okullarda. Oyun havaları, Türkü falan söyler, çalarlardı. Küçük olduğumuz için korkardık. Sonra sonra bizlere o samimilik ve cana yakınlılıkla kendilerini sevdirmişlerdi. Hocaları bizle sohbet ettiğinde bahsetmişti hislerinin kuvvetli olduğunu. Utanmıştım sonra. Belki o zaman bizler küçüktük ama şimdi büyük olupta bu kurallara dikkat etmeyenler var. Bu kurallara uymalıyız…

    1. -

      Hakkı, bunlar kural değil. Kuraldan daha farklı bir şey. Otobüs durağında olur, yaya geçidinde olur, markette olur görme engelli kişilere rastladığımızda yardımcı olmak istiyoruz. Ama bazen yardımcı olduğumuzu düşünürken işleri onlar için daha da zorlaştırıyor olabiliriz. Koluna girmek mesela. Bu hatayı yapmıştım daha önce. Empati kurup yardımcı olmak istiyoruz. Bu iyi bir şey. Ama empatiyi eksik kurduğumuzu düşünüyorum.

  2. -

    Maddelerin her birine katılıyorum. Benim babam’da görme engelli. Memlekette olduğum hergün birlikte gezintiye çıkarız. Bir çok kişi (en azından yaşadığım ilçedekilerden bir çoğu) görme engelli vatandaşı görmezden geliyor. Kaldırımda yürürken her zaman biz yol verir konumda oluyoruz sanki görmeyen karşımızdaki gibi. Çok rahatsız oluyorum ben görme engellilere karşı olan tutum yüzünden ancak bloguna girerken böyle bir yazı ile karşılaşmayı düşünmediğim için şimdi düşüncelerimi toparlayamıyorum.

    1. -

      Kerim hocam düşüncelerini topladığında tekrar yazabilirsin. Allah babanıza ve size kolaylık versin. Hak veriyorum görmezden geldiğimiz konusunda.

  3. -

    Kardeşim gerçekten çok güzel bir yazı olmuş ve hakikaten en büyük eksiğimiz Şükürsüzlüktür. Her sabah uyandığımızda uyanabildiğimiz için Şükretmeden yaşayan bir toplumuz Rabbimin gönlü ne yüce ki yinede bize nimetlerinden veriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir