Mustafa TÜRK Kimdir?

Sanırım biraz da kendimden bahsetmeliyim.

Bloğuma hoşgeldiniz diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında.

Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum.

Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Kütahya’da doğduğumu belirtmiştim, hayat hikayemin 78%’lik bir kısmı da Kütahya’da geçiyor zaten. Bu 78 sayfadan oluşan Kütahya günlüğümün içerisinde ön plana çıkan, önemli sayfa diye sağ alt köşesini kıvırdığım sayfalarda şunlar yer alıyor;

# İçimde keşfedilmeyi bekleyen, o zamanlar kendim de keşfedemediğim ama keşfetmem gereken özelliklerim olduğunu düşündüğüm bir garip ilk ve orta okul yaşamı.

# Oyunda topun ilk defa elime geçişi, şut çekip topu taca atmam. Buna kendi takımımdaki kaleciyi çalımlamaya çalışmak, kola şişesini top sanmak yada saçma bir deneyim de denebilir. Keşke o zamanlar telefon sahibi olmasaydım dediğim bir sayfa yani.

# Flulaştırılmasını çok istediğim başlığında “en utandığım” yazan bir sayfa.

# Kendimi bilgisayarımın USB portundan şarj ettiğim, başlarında daha az başarılı, sonlarına doğru derslerime önem verdiğim, güzel hatıraların olduğu lise dönemi.

# Yine lise döneminde olmasına rağmen yepyeni bir sayfada gelişen bir olaylar dizisi, hatta olmayanlar dizisi de denebilir.

Sayfaların hepsinin içeriğinden bahsedip de sıkmak istemiyorum.

Kalan 22%’lik kısım ise üniversite hayatım. Kütahya dışında, İstanbul’da geçen zamanlarım olduğu için ayrı bir yüzdelik dilime sahip.

# Kendi güneşimi görüş zamanlarım diyebilirim.

# Ev arkadaşımın öncülük ettiği, kitap okuma sevgisini kazandığım zamanlardır.

# Hayatımın bazı ilklerini gerçekleştirdiğim, önceki yaşantıma göre çok farklı imkanlara sahip olduğum günler.

# İstanbul’da öğrenciliğin paha biçilmez bir şey olduğunu anladığım, öğrencilik 10 yıl olsun İstanbul’da olsun dediğim sayfalar. (Öğrenciliğimin ilk 3 yılı için geçerli tabiki)

# Önceki yaşantımda sınavlara çalışma gibi bir alışkanlığım olmadığı için, vizelerden ve finallerden önce Yatış tabirini sıkça uyguladım yani yatak üzerinde, yere paralel olarak durduğum elimde hava soğuksa sıcak çay, hava sıcaksa soğuk çay olduğu ve daha önce hiç sevmediğim ama o zamanlar hastası olduğum dizileri izlediğim günler geçirdim. Daha önce bu anımı tasvir eden bir fotoğraf da paylaşmıştım bloğumda. Ve o dönemlerde attığım bir tivit te şuydu.

#Üniversite hayatı tabiki de bu şekilde devam etmedi. İlk birkaç sene güzel olsa da, zurna yavaş yavaş zırt demeye başladı. Sınavlara sadece ilgili sınavdan önceki gece çalışarak, onun haricindeki zamanlarda da yatış ve dizi keyfi yerine daha çok ödevler, projeler, bitirme projesi, freelance işler, şirketin işleri ile uğraşarak döküldü hayat takviminden yapraklarım. Göbeğim de eleştirilere yanıt verecek vaziyete geldi. Aslında yatış, çok da değişmedi. Bahsettiğim eylemleri yerine getirirken genelde yarı yatar vaziyette çalıştım.

Hekimler bu tip vakalara karşı pilates ve yüzme öneriyor.

Robot sektörüne olan ilgim ve hevesim dolayısıyla, sektöre daha yakından bakabilmek adına MUFE Robotics takımına girdim. Bu takımda 4 kişilik bir çalışma grubum vardı. Arama kurtarma alanında robotik çalışmalar yaptık. Grubumla birlikte ODTÜ Robot Olimpiyatlarına katıldık. Uluslararası Marmara Robot Olimpiyatlarını ilk kez gerçekleştiren ekibin içerisinde yer aldım ve mini sumo kategorisi hakemliği yaptım.

Hayat defterimden bazı sayfalar bu şekilde. Biraz da kendimden bahsetmem gerekirse çok sevdiğim Kütahya Ali Güral Lisesi’nden 2013 Haziran’da mezun oldum. Marmara Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği bölümünde İngilizce hazırlık sınıfında okudum. Ardından Bilgisayar Mühendisliği bölümünden 2018 Haziran’da mezun oldum.

Ben, iyi bir öğrenci olamadım.

Aslında iyi bir öğrenci olmaya da çalışmadım. Belki de iyi bir öğrenci olsam her şey daha farklı olabilirdi. Ama ben gidişattan memnunum. İyi ki olmamışım. Dinleyemeyeceğim derse gitseydim vaktim boşa geçerdi. Bu vakitte kitap okumak, uyumak, çay içmek, sohbet etmek tabiki de dinlemeyeceğim bir derse girmenin abisi.

Web sektörüne senelerdir hevesim ve ilgim olmuştur, bunun yanına bir de mobil sektörünü ekledim. 2016 yılından beri iOS geliştiricilik yapıyor, iPhone ve iPad uygulamaları yazıyorum. Macbook’a hayranlığım da bu zamanlara dayanıyor. Adamlar yapmış aga!

Remote (uzaktan) çalışma modeli adamdır.

Her gün aynı işe verimsiz geçen 8-10 saat gibi bir süre ayırıp çalışmak, yolda geçen süreyle kafayı yemektense yeri geldiğinde aynı işe 20 saat, yeri geldiğinde 2 saat ayırmak ve bunu bazen evde, bazen güzel bir cafede, bazen piknikte, kısacası o an istediğim yerde çalışmak motivasyonumu arttırıyor, verimliliğimi yükseltiyor.

Canım çalışmak istemediğinde yapılması gereken işi akşama yada ertesi güne erteleyelebilme özgürlüğünün pahasını biçemiyorum. Ülkemizde bu iş modeli yavaş yavaş da olsa yaygınlaşıyor. Umarım işverenler bu yaygınlaşma sürecine biraz hız katarlar.

Kişiliğim hakkında konuşmaktan pek hoşlanmıyorum. Karar alacağım zamanlarda mantığımla değil, hislerimle karar alıp, uyguluyorum. Çünkü mantık, matematik demektir. Matematikse belirli bir kesinliğe sahiptir. Doğrular doğrudur, yanlışlar yanlıştır. İki kere iki, her zaman dört eder.

Ben belirli sonuçlarla belirlenmiş bir hayatı yaşamayı sevmiyorum ve istemiyorum. Hislerimle hareket ediyorum çünkü o ana göre yaşamaya çalışıyorum. Kendi doğrularım ve yanlışlarım o an şekilleniyor.
Bugün doğru olduğuna inandığım bir şeye yarın yanlış diyebiliyorum. Kısacası seyahat ederken resimlerle süslenmiş bir haritaya uyup bir adım sonra neyle karşılaşacağımı bilmek yerine yanıma harita almayıp, parmağımı ıslatıp rüzgarla yön tespiti yaparak, güzel kokuların geldiği yönlere saparak seyahat etmeyi seviyorum. Belki A şehrinden B şehrine oradan da C şehrine gidememiş olabilirim ama D kasabasını keşfetmiş oluyorum.

Sizi sıkıcı benle sıkmak istemediğim için renklendireyim istedim. Umarım uzun ve sıkıcı bir yazı olmamıştır.

Çay koyim mi?

çay koyim mi

– – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – –
facebook: mstf.turk
twitter: mustitrk
instagram: mustitrk
google +: mustafa türk
mail: mustafaturk43 [ at ] gmail [dot] com
– – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – – –

Yorumlar
  1. -

    Bu kadar uzun bir hakkımda sayfası yazıp içine kendinle ilgili hiçbir şey yazmamayı başarmak da ayrı bir başarı bence:) Kısaca soruyorum: sen kimsin?
    BONUS: mesleğin ne? 🙂

    1. -

      İsmim malum zaten. Öğrenciyim şu anda, yani vasıfsız eleman sayılırım 🙂 Ama grafik tasarım işleriyle ilgileniyorum 🙂

  2. -

    Bakın böyle mizah dolu, uzun uzuna ve çok eğlenceli “Hakkımda” sayfaları yazarak beni tahrik ediyorsunuz. Ayarımı bozmak istemiyorum. Ben saksı değilim. En çok beni okuyacaksınız 😛 :)))

    Bu sayfayı çok beğendim. Tebrik ederim. İyi bloglar

    1. -

      Haha teşekkür ederim, siz de çok eğlenceli, keyif verici yazılar yazıyosunuz 🙂

  3. -

    Çok güzel ve keyifli bir “Hakkımda” yazısı olmuş. Çok beğendim 🙂

  4. -

    Çayyaş. R10 kişisel bloglar burada toplanıyor konusunda keşfettim çayını :D. neyse fazla uzatmıyım. Blog yer işaretine ekledim. Ha bu arada ikimizde soğuk havayı seviyormuşuz 😀

    1. -

      Soğuk havayı ayrı bi’ severim, memnun oldum 🙂

  5. -

    Garip ancak bir o kadar da bir biyografi alanı olmuş Mustafa. Yazılarından bir kaçını okudum, beslemeye sallamam gereken bir blog olduğunu düşündüm. Yorumlarının devamını dilerim başarılar..

  6. -

    Açık olmak kadar güzel bir duygu yok. Kendini bizim ile paylaştığın için teşekkürler 🙂

  7. -

    Merhaba suan kitabınızi hala okumaktayim bugün aldım ve şimdi bitirmek üzereyim yaklaşık 40 sayfası kaldı güzel ders alıncak şeyler yazmışsınız ben bir kitap kurdu olarak canan tan aşk kitabını da kısa süre önce okudum fakat orda anlatılan şems le sizin anlattığınız şems çelişkili kalıyor sizce hanginiz doğru çünkü canan tan şems den bahsederken sakallı olmadığını ama siz sakallı olduğunu yazmışsınız bir farklı detayda kimya ile ayni odada yaşadığını söylemişsiniz fakat diğer Kitap ta ayrı odada kaldığını yazıyordu hem merak icerindeyim hemde hanginiz doğru söylüyor bilmiyorum küçük ayrıntılar kitabı baştan aşağıya şüpheyle dolduruyor

  8. -

    Sonuna kadar geldim ve bitirdim bir ayrıntı daha semsi kuyuda bulan oğlu değilde rumi bulmuyormuydu ve katili görmeden sırtına hançer vurulmuş kalabalık bir kaç kişi olup oğlu alaaddin de yokmuydu içinde bir konu daha şems kitapları attığında rumi hiç sesini çıkarmadan öylece beklemiş ve eşi kerra gelip delimisin be adam diyip şems é öfke sacmamismiydi ve rumi vardır bir bildiği diyip kerrayi sustur mamismiydi kitap güzeldi ama kabul edin hem abartmissinix hemde kendi dilimize güzelim kitabı basitlestirmissiniz aşkım diyerek ama yinede güzel kitap olmuş elinize sağlık bir cvp mutlaka bekliyorum sizden

  9. -

    Bu arada yazarların sitesini karistirmisim Pardon,;))

    1. -

      Merhaba Nazlı, yorumun için teşekkür ederim. Canan Tan’ın kitabını okumadım ben. Ama yaşanılan döneme bakıldığında aradan 800 yıl geçtiği aşikar. Aradan geçen bu kadar zamanla yaşanılanlar evet bu şekildedir demek çok güç. Romanların kurmaca yönünü gözardı etmek ne kadar olayın büyüsünü kaçırsa da uygun olmaz (:

  10. -

    İyi ki blog yazmaya başlamışsınız sayın çayyaş, sürekli takipçinim daha fazla yazılar yazmanı bekliyorum :))

  11. -

    Okurken düşündürücü ve mantıklı açıklamalar la bu şekil iyi bir hakkimda sayfasi hazirlamissiniz tebrik eder sizi kendi blogu muda bi çay içmeye beklerim 😀😀

  12. -

    Herkesin dikkatini bir şeyler çekmiş.

    En güzeli uzun bir hakkında yazısı yazıp da kendinden hiç bahsetmemek olmuş.

    Ama ben çayyaş’ a geldim. Yine Çayyaş bir arkadaşı hatırlattığı için 🙂

    Başarılar…

  13. -

    Hocam kendinden biraz daha bahsetsen daha iyi olacakmış 🙂 siten güzel, biraz daha ilgi gösterirsen daha güzel olacak 😉

  14. -

    kendinizi çok iyi tanıtmışssınız detaylı olarak çok güzel

  15. -

    Burcunuz nedir?

    1. -

      Burcum balık.

  16. -

    Çok beğendim, sitenizde çok başarılı. Devamını dilerim.Tebrikler.

  17. -

    Merhaba.

    Güzel bir blogunuz var, biraz evvel keşfettim. Özellikle de logonuza bayıldım, akılda kalıcı iyi bir iş çıkarmışsınız ortaya.

    Selamlar

    Muratcan Gümüş

  18. -

    Tasarım güzel olmuş başarılar.

  19. -

    merhaba bir java ödevimiz var. yapamıyoruz bir türlü. rica etsem bize ders vererek ödevimizi canlı olarak yapabilir misisniz? acilen bana mail adresimden ulaşabilirseniz sevinirim. mertsoylu17@gmail.com

    1. -

      Dönüş yaptım.

  20. -

    Tesadüfen sayfanı ziyaret ettim. Kütahya’lı olduğun için yazıyorum. Bende Kütahya’lıyım. Bloglarla uğraşıyorum. İkamet şua Antalya. Neyse hayırlı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir