Kaç Zamandır Yolunu Gözlerdim

Kaç zamandır yolunu gözlerdim o her bir zerresi ufacık ama aslında koskocaman olan, pak olan, ak olan, bir yere deydi miydi hemen aklığını yitiren karı. Evet. O kar tanesi bir yere deydi miydi, aklığını yitirir, görünmez olur. Nedendir bilir misin. Dört bir yanımızdaki kirden, pislikten, kötülüktendir. Onlarca, yüzlerce, binlerce tonluk demir yığınlarının üzerine bir altın tanesi atsan, onun da görünmez olacağı gibi. Çokluk, azınlığı bastırır burada…

Kaç zamandır yolunu gözlerdim. Şöyle dolu dolu kar yağsın da yer gök bembeyaz olsun isterdim. Yağsın ki etraftaki kötülüğün, pisliğin, canavar leşlerinin, önü alınamayan sahtekarlıkların, ebu cehillerin, nemrutların, kirli paranın iktidarlarının, itlerinin, itlerinin pisliklerinin, kardeşim deyip arkadan iş çevirenlerin üzerini örtsün. Gözümüz dinlensin, gönlümüz bayram eylesin.

Hayat tüm albenisini yitirmişken gel.
Etrafımızdaki samimiyetsiz kişiler artmışken gel.
Sahi ne çok oldular değil mi.
Eğer bir kişi bize çay demlemişse o samimidir derdik.
Çay ısmarlayan adamdan zarar gelmez bilirdik…
Gel, gel de biz de kendimize gelelim.

Kaç zamandır yolunu gözlerdim. Kendimi hayatın vermiş olduğu yoğun kasvetten alıp darın eve attım az önce. -Huzurlu eve-. Ardından metropolün göbeğinde elektrikler kesildi 2 saat kadar. İyi de oldu. Kafamı dinledim. Yalnız başıma. Sessizliği dışarıdan gelen ev arkadaşım bozdu: Kar yağıyor.

sokak-lambasi-yagmur
Koştum hemen pencereye. Karanlıkta bir şey göremeyince sokak lambasının önüne baktım. Işıkta karı görebilmek ümidiyle.
Elektrikler gelmiş. Işık yanıyor ve etrafında da ufacık su damlacıkları yere doğru düşüyor.
O an o damlacıklarda büyük bir keder gördüm. Her biri ayrı ayrı yer çekimine karşı koymaya çalışıyor, yukarıya tırmanmaya çalışıyor gibiydiler. Işığın önünde hafif yukarıya doğru yöneliyorlar ama kötülüğün kuvvetine yenik düşüp havada çember çizip yere doğru düşüyorlardı. Düşün, yağmur bile yağmak istemiyor bastığın yere.

Onlar bile görüyorlardı yaşadığımız yerlerdeki pisliği, bir biz görmüyorduk. Bir biz kabullenemiyorduk.
Hepimiz kendimizi sütten çıkmış ak kaşıktan ak biliyorduk.

Evet.
Kaç zamandır yolunu gözlerdim.
Ve geldin de…
Ama ben uyurken geldin.
Yine göremedim o paklığı, temizliği, güzelliği.
Gözlerimi şenlendiremedin bu sefer.

Ama olsun geldin ya… Ne kadar ben geldiğinin farkına varamasam da, geldin. Eyvallah.
islanmak-istiyorum-yagmur-kar-istiyorum

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

8 Yorumlu

  1. Lacivert 29 Aralık 2014 Cevapla
  2. Mustafa 1 Ocak 2015 Cevapla
  3. Gökhan 1 Ocak 2015 Cevapla
    • Mustafa 1 Ocak 2015 Cevapla
  4. Arda Mahmut 11 Ağustos 2016 Cevapla
  5. Mustafa Arslan 30 Ağustos 2016 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6