İstanbul Yolunda Otobüs Kazası

otobus-yolculuguDiğer yazıları yazarken de olduğum gibi yine yoldayım. Kütahyadan İstanbula herzamanki gibi otobüsle gidiyorum. Henüz mola vermedi kaptan, ama molaya az kaldığı aşikar. Yola çıkalı yaklaşık 2,5 saat oldu çünkü.

Diğer yolculuklarımdan pek farkı yok aslında. Yine yanımda bir amca, televizyonunu açmış, kulaklığını takmış, izdivaç programı izliyor. Ben cam kenarındayım. Öndeki bayan, (galiba teyze) koltuğu 0 noktasına kadar indirmiş, otobüs viraj aldıkça kafası bir cama bir koltuğun öbür yanına gidip geliyor. Yola tedbirsiz çıktım, okumalık bir kitap almalıydım. Ama sınavım dolayısıyla ingilizce bir kitap aldım başladım okumaya. Kitap o kadar sıkıcı ki anlatamam. İnsanı kitap okumaktan soğutabilir…

Kafamı kitaptan kaldırdım, yolu izliyorum. Otobüsün sağ tarafından karşıdan gelen araçlar geçiyor. Bu anı hergün metrobüste de yaşıyordum. Tek fark metrobüste oturuyor olmayışımdı. Kafam nasıl dumanlanmışsa artık dışarıdaki korna seslerini duymuyor, ters şeritte gittiğimizi farketmiyorum. Başımı kaldırıp kaptan mahalline, direksiyona doğru bakayım dedim. Tam doğruluyordum ki yolun sol kenarındaki bariyerleri aşıp derenin kenarındaki inek sürüsüne doğru hız kaybetmeden ilerlemeye başladık. Camdan dışarı baktığımda FR plakalı petrol taşıdığını düşündüğüm büyükçe bir tanker de aslında bizim otobüsün devam etmesi gereken yerde, kendi şeridimize girmiş ve sanıyorum arkamızdan gelen kırmızı güzel araca tosladı.

Yaklaşık 100 metre sonra inekleri otobüse alacakmışçasına dereye doğru kırsal alanda ilerliyoruz. Birkaç saniye geçti. Ve büyük bir gürültüyle aracımız sahilden dereye indi. Kuğu misali yüzmesini beklerken önce ön taraf suyun altında kaldı. Tamam titanik değil otobüsümüz ama olayların ağır çekimde gerçekleşiyor olmasına rağmen bir anda arka taraf yani 30 numaradan sonrasını kapsayan bölüm de suyun altında kaldı.

50 kişinin çırpınışlarını izlerken acaba ben yüzme biliyormuydum ki diye düşünüp telaşla ben de Sessiz Çırpınışlar korosuna eşlik ediyorum. Birkaç dakika uğraştık camları kırmak için. Acil çıkış için camı kırmamıza yarayacak çekiçlerin askıda olmadığını, suyun içinde yüzdüğünü gördüm. O kadar tekme attık kıramadık. Gavurlar camları yaparken otobüs için değil de tank için üretildiğini düşünmüş olmalılar.

Görüntü yönetmeni aniden ağır çekim efektini kaldırdı. Farkında olduğum tek şey iki haftalık su ihtiyacımı karşılamış olmam ve bırak iki haftayı iki saniye daha yaşayamıyacak olduğum. İçimden saymaya başladım. Tam 2 dedim ki ‘Çok değerli yolcularımız! Aracımız 2 dakika içinde firmamıza ait dinlenme tesisinde yarım saaat mola verecektir. Lütfen değerli eşyalarınızı yanınızdan ayırmayınız. Afiyet olsun.’ anonsuyla kendime geldim. Dışarıya baktım. Yağmur habercisi kara bulutlar dışında hiçbir su belirtisi yok. Allahım rahmet et bizlere dedim, içimden Allah rahmet eylesin diye geçirerek.

Ben ki otobüs yolculuklarında gram uyuyamayan adam. Nasıl oldu da uyuduysam böyle bir kabus gördüm. Demek ki uyursam böyle olacakmış. Otobüste uyuyamadığımdan şikayetçi olurdum. Ama olsun, otobüste uyumanın verdiği hazzı tecrübe edinmiş oldum. Uzun zamandır böyle bir ekşın yaşamamıştım.

otobus-hostYolculuklarda şanssız olduğum aşikardı. Hiç yalnız oturamamıştım mesela. Tamam şanssızım ama otobüs yolculuğunda otobüs kazalı kâbus görmek ney la.

Ben şu cins hosttan (hostesin erkeği) bir su istiyeyim ve yazıyı burada sonlandırayım.
Suyum hosttan, dualarım sizlerden olsun. Hayırlı akşamlar (:

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

14 Yorumlu

  1. Dost Biri 2 Nisan 2014 Cevapla
    • Mustafa 2 Nisan 2014 Cevapla
  2. zeritte 2 Nisan 2014 Cevapla
  3. Fatih DEMET 3 Nisan 2014 Cevapla
    • Mustafa 3 Nisan 2014 Cevapla
  4. Taner Aksoy 5 Nisan 2014 Cevapla
  5. Ubeydullah 18 Nisan 2015 Cevapla
    • Mustafa 18 Nisan 2015 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6