İstanbul Yolunda Otobüs Kazası

31 Mart 2014 14 0

otobus-yolculuguDiğer yazıları yazarken de olduğum gibi yine yoldayım. Kütahyadan İstanbula herzamanki gibi otobüsle gidiyorum. Henüz mola vermedi kaptan, ama molaya az kaldığı aşikar. Yola çıkalı yaklaşık 2,5 saat oldu çünkü.

Diğer yolculuklarımdan pek farkı yok aslında. Yine yanımda bir amca, televizyonunu açmış, kulaklığını takmış, izdivaç programı izliyor. Ben cam kenarındayım. Öndeki bayan, (galiba teyze) koltuğu 0 noktasına kadar indirmiş, otobüs viraj aldıkça kafası bir cama bir koltuğun öbür yanına gidip geliyor. Yola tedbirsiz çıktım, okumalık bir kitap almalıydım. Ama sınavım dolayısıyla ingilizce bir kitap aldım başladım okumaya. Kitap o kadar sıkıcı ki anlatamam. İnsanı kitap okumaktan soğutabilir…

Kafamı kitaptan kaldırdım, yolu izliyorum. Otobüsün sağ tarafından karşıdan gelen araçlar geçiyor. Bu anı hergün metrobüste de yaşıyordum. Tek fark metrobüste oturuyor olmayışımdı. Kafam nasıl dumanlanmışsa artık dışarıdaki korna seslerini duymuyor, ters şeritte gittiğimizi farketmiyorum. Başımı kaldırıp kaptan mahalline, direksiyona doğru bakayım dedim. Tam doğruluyordum ki yolun sol kenarındaki bariyerleri aşıp derenin kenarındaki inek sürüsüne doğru hız kaybetmeden ilerlemeye başladık. Camdan dışarı baktığımda FR plakalı petrol taşıdığını düşündüğüm büyükçe bir tanker de aslında bizim otobüsün devam etmesi gereken yerde, kendi şeridimize girmiş ve sanıyorum arkamızdan gelen kırmızı güzel araca tosladı.

Yaklaşık 100 metre sonra inekleri otobüse alacakmışçasına dereye doğru kırsal alanda ilerliyoruz. Birkaç saniye geçti. Ve büyük bir gürültüyle aracımız sahilden dereye indi. Kuğu misali yüzmesini beklerken önce ön taraf suyun altında kaldı. Tamam titanik değil otobüsümüz ama olayların ağır çekimde gerçekleşiyor olmasına rağmen bir anda arka taraf yani 30 numaradan sonrasını kapsayan bölüm de suyun altında kaldı.

50 kişinin çırpınışlarını izlerken acaba ben yüzme biliyormuydum ki diye düşünüp telaşla ben de Sessiz Çırpınışlar korosuna eşlik ediyorum. Birkaç dakika uğraştık camları kırmak için. Acil çıkış için camı kırmamıza yarayacak çekiçlerin askıda olmadığını, suyun içinde yüzdüğünü gördüm. O kadar tekme attık kıramadık. Gavurlar camları yaparken otobüs için değil de tank için üretildiğini düşünmüş olmalılar.

Görüntü yönetmeni aniden ağır çekim efektini kaldırdı. Farkında olduğum tek şey iki haftalık su ihtiyacımı karşılamış olmam ve bırak iki haftayı iki saniye daha yaşayamıyacak olduğum. İçimden saymaya başladım. Tam 2 dedim ki ‘Çok değerli yolcularımız! Aracımız 2 dakika içinde firmamıza ait dinlenme tesisinde yarım saaat mola verecektir. Lütfen değerli eşyalarınızı yanınızdan ayırmayınız. Afiyet olsun.’ anonsuyla kendime geldim. Dışarıya baktım. Yağmur habercisi kara bulutlar dışında hiçbir su belirtisi yok. Allahım rahmet et bizlere dedim, içimden Allah rahmet eylesin diye geçirerek.

Ben ki otobüs yolculuklarında gram uyuyamayan adam. Nasıl oldu da uyuduysam böyle bir kabus gördüm. Demek ki uyursam böyle olacakmış. Otobüste uyuyamadığımdan şikayetçi olurdum. Ama olsun, otobüste uyumanın verdiği hazzı tecrübe edinmiş oldum. Uzun zamandır böyle bir ekşın yaşamamıştım.

otobus-hostYolculuklarda şanssız olduğum aşikardı. Hiç yalnız oturamamıştım mesela. Tamam şanssızım ama otobüs yolculuğunda otobüs kazalı kâbus görmek ney la.

Ben şu cins hosttan (hostesin erkeği) bir su istiyeyim ve yazıyı burada sonlandırayım.
Suyum hosttan, dualarım sizlerden olsun. Hayırlı akşamlar (:

Tags: otobüs, otobüs kazası, otobüs yolculuğu, otobüste uyumak, rüya Categories: Günlük
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Related Posts
Yorumlar
  1. -

    İlk kısımları okuduktan sonra Allah korumuş, büyük bir badire atlatmışsın, bir yere sadak ver diyerekten başlayacaktım cümlelerime ki rüyaymış. Neyse yine de ucuz atlatmışsın. Rüyaların tersi çıkar derler, çıktı mı? 🙂

    1. -

      tersi çıktı denebilir aslında (:

  2. -

    İnşallah hep rüya olarak kalır hocam bu 🙂

    1. -

      Allah korusun, inşallah (:

  3. -

    Oğlum niye korkutuyorsun bizi la 🙂 Şeklinde yüksek sesli bir tepkiyi doğurdum içimde 🙂

    1. -

      Bide bana sor onu abicim. Otobüsteyken otobüs kazalı kabus görmeyen anlayamaz halimi (:

  4. -

    bu tarz yazıları seviyorum, betimlemeler biraz daha arttırılsa daha güzel olabilir. iyi günler.
    bu arada yazıyı okumadığımı düşünmeyin, hepsini okudum.

    1. -

      teşekkür ederim yorumunuz için (:

  5. -

    La olum bir an ya hikaye uydurma dedim yada bir yerden çarpmış bu dedim sonra baktım rüyaymış ama helal güzel yazıyormuşsun 😀

    1. -

      Eyvallah Fatihcim (:
      Bu arada burası Türkün Yeri. Buralarda çalma çırpma olmaz 😀

  6. -

    Okumaya başladığımda o kadar gerçek sandım ki. Dedim bu kadar olay yaşamış nasıl bu kadar serinkanlı anlatabiliyor. 🙂 Sonunda rüya olduğunu okuyunca az da olsa gülümsemedim değil 🙂 Allah c.c gerçek kazalardan korusun bizleri.

    1. -

      Amin amin (:

  7. -

    La Allah seni bildiği gibi yapsın emi, bu çocuk da ne kadar bahtsızmış diye şey ederken rüya dedin ya, aklıma lise de okuduğum romanlar geldi: en gıcık olduğum davadır her şeyin rüya çıkması,baştan uyarı versene bu bir rüyadır diye 🙂

    1. -

      Söyle bana rüya olmasa daha mı iyiydi 😀
      Aradan epey süre geçmesine rağmen, dün gece yoldaydım ve bu hissettiklerim tekrar içimde bi’yerlerde canlandı. Abi çok kötüydü ya, her şey gerçek gibiydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir