Hayat Bir Portakaldır

Saçma gelebilir ama evet, hayatın anlamı portakaldır.
Hayatın bir portakal olduğunu düşün.
Hayat bir portakaldır. Mesela iş sahibi olmak. Bu iyi bişeydir, istediğimiz işe girince mutlu oluruz, memnun oluruz. Ama pat diye de işe girilmez ki. İş sahibi olmak için önce okuldan mezun olursun, kendini geliştirir, cv hazırlarsın. Kendini işe hazırlarsın yani. Yada evlenmek. Aynı şekilde evlenmek için de bir hazırlık gerek. Mesela önce evleneceğin kişiyi aramakla işe başlarsın. Bulduktan sonra onu evlenmeye ikna etmeye çalışırsın. Bir çaba gösterirsin, emek sarfedersin. İşte bunlar bile C vitamini deposu portakal gibi.

portakali-kabuguyla-yemekPortakalı eline alırsın yemek için. Ama eline aldığın gibi yiyemezsin ki. Yemeyi denersen kabuğunun garip, acı tadı portakalı yemekten vazgeçirebilir. Önce portakalın kabuğunu soymak gerekir. Soymak için bıçak gerekir. Bıçağı almak için para gerekir. Yani portakalı yemek için de bir çaba sarfediyoruz.

Portakal, hayattaki ulaşmak istediğimiz bir hedefimiz olsun. İş sahibi olduğumuz anda yada evlendiğimiz zaman mutlu oluyoruz. Hedefimize, istediğimize ulaştığımız için, ekşi olduğu kadar tatlı ve sulu da olan portakalı yediğimizde duyduğumuz haz gibi.

Portakalın dilimleri hayatın evreleridir. Doğumdan konuşmaya başlayana kadar geçen dönem, bisiklet binmeyi öğreninceye kadar geçen süre, okula başladığın zaman, bitirdiğin zaman, ilk aşık olduğun zaman, işe girdiğin zaman, evlendiğin zaman, çocuğun olduğu zaman, emekli olduğun zaman, torunun olduğu zaman derken ve son dilim, öldüğün ana kadar geçen dönem. (…)(…)(…) . . . (…) portakal-dilimleri

Hatta portakalın beyaz yerleri, lifleri de anı yaşarken bizi etkilemediğini düşündüğümüz olaylardır. Gece evde otururken pencereden dışarıda yağan yağmuru görüp ama ıslanmadığımız gibi. O yağmurun bizi etkilemediğini düşünürüz, aslında etkiler, su döngüsü diye birşey var. Portakalı yerken de doktorların falan tavsiye ettiği gibi o beyaz lifleri yediğimizde bir tat alamayız, bizi etkilemediğini düşünürüz ama aslında etkiler, doktorlar boşuna söylemiyorlardır herhalde.

Portakalın bazı dilimleri çok ekşi, tatsız, yada bozulmuş olabilir. O dilimi yedikten sonra bazen bir portakal daha yiyesin gelir ağzının tadı düzelsin diye, bazen de kızarsın, su içip atarsın portakalı. Herkesin hayatında olduğu gibi kötü geçen dönemlerden sonra kimilerinin intihar edip, kimilerinin umutla, duayla yaşamına devam etmesi gibi.

portakal-kabuguPortakal ağaçta yetişen, turuncu, ekşi yada tatlı, bol sulu, mevsimlik bir meyvedir. Toprağa bir portakal tohumu attığımızda orada zamanla bir portakal ağacı oluşur. Bu ağaç odun yapılıdır. Dallarında portakal meyvesini verir. Bunları biliyoruz, peki portakalın tadını nerden aldığını biliyor muyuz? Ben küçükken toprağın tadına bakmışım ama hatırlayamıyorum nasıl bir tadı olduğunu, bilen var mı? Tadını geçelim tamam, portakal kabuğu nasıl turuncu olabiliyor, toprak kara bir şeyken? Renk pigmentleriyle ilgili olabilir galiba bu da (biyoloji bilgim açıklama yapabilecek kadar yeterli değil malesef). Peki portakal kabuğunun içindeki portakal dilimleri nasıl oluşuyor?

İnsanın oluşumu da böyle cevaplaması güç sorulara sahip aslında. İnsan da bir damla sudan, yine başka bir insanın vücudunda oluşuyor. Ten, saç, göz rengi gibi farklı renklere sahip. Portakal kabuğu gibi bir deriye sahip. Portakal gibi içiyle dışı birbirinden çok farklı; derinin altında et, organlar falan var, portakal kabuğunun altında dilimler, lifler var. Portakalın suyu var, insanın kanı var.

Hayatın bir portakal olduğunu düşün demiştim yazının başında, artık düşünme, öyle varsay-ma. Çünkü zaten öyle olduğunu biliyorsun artık. Şimdi bir önceki paragrafı düşün. O paragrafa göre
[ Portakal = tohum + toprak + su + güneş ] denklemini yazabiliriz. Teoride denklem doğru ama pratikte yanlış. Neden yanlış dersen, denklemin sağ tarafında kalanlardan hangisi yada hangileri portakalın tadını, kokusunu oluşturabilir ki? Tatsız toprak mı, kokusuz su mu? Yada tohumun DNA zincirleri mi? Portakal gibi mükemmel, mucizevi bir şeyi oluşturabilecek gücü düşün. Düşündün mü? O güç nedir?

Yaz bakalım aşağıya.

Portakal kokusunda, portakal tadında, az ekşili günler dilerim (:

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

8 Yorumlu

  1. Erdem 20 Şubat 2014 Cevapla
    • Mustafa 22 Şubat 2014 Cevapla
  2. Dost Biri 23 Şubat 2014 Cevapla
    • Mustafa 23 Şubat 2014 Cevapla
      • Dost Biri 23 Şubat 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6