Hadi Hayatımıza Anlam Katalım

Hiç düşündünüz mü, bunca senedir yaşıyorum ama ne için yaşıyorum, ne yapıyorum diye? Yaşadığımız hayatın farkında mıyız, kendimizin farkında mıyız? Az önce düşündüm, düşündüm. İyi-kötü yaşıyorum, günümü geçiriyorum, dertler tasalarla uğraşıyorum, çok yoğunum, başımı kaşıyacak kadar boş vaktim yok. De bunlar ne için? Bakıyorum şöyle bir arkama, bomboş geçen yıllar var. Ben bu kadar yılı boş boş geçirmişsem kişiliğim ne kadar dolu olabilir ki?

yuzunu-yika-titre-ve-kendine-gelZaman bir şekilde geçiyor. Zamanı yakalayabildiğimiz ölçüde değerlendirebiliyoruz. Ayaklarımızı uzatıp, dizi-film izleyerek, yatıp uyuyarak değerlenir mi bu yaşam? Ben denedim değerlenmiyor. Hadi kalkıp yüzümüzü soğuk suyla yıkayalım, titreyip kendimize gelelim.

 

Hayatın Anlamı

life-is-a-cayHayatın bir anlamı olmalı. Kafamızda hayat dediğimizde bir tanım olmalı, kendi yazdığımız bir tanım. Hayat:
adam olabilmektir
insan olabilmektir
yalan söylememektir
aşktır
gibi tanımlardan bahsetmiyorum.

kendi-hayatini-cizBirisi “hayat” dediğinde gözümüzün önünde bir kare canlanmalı: kendi çizdiğimiz bir resim. Bu resimde hayalimiz yer alabilir. Mesela: güzel bir hanım ve dört çocukla birlikte bir pazar sabahı kahvaltıda olduğun bir resim olabilir yada kendi işini kurduğun ve ofisini dizayn ederken ofisin dört duvarını da kitaplıkla kaplattığın bir resim olabilir. Yada ben Ironman olacağım bu yüzden kafama Ironman resmi çizdim de diyebilirsin. Daha önce hayatın benim açımdan tanımını içeren bir yazı yazmıştım. İsterseniz okuyabilirsiniz.

Hayata bizi bağlayacak bir amacımız olmalı, anlatabiliyor muyum? Bir hedefimiz, idealimiz olmalı. Bu bizi hayata bağlayacaktır ve zamanı yakalayıp, vakti değerlendirmemize yardımcı olacaktır. Hayatın tanımını yapabilmemize yardımcı olacaktır.

Kütahya Devlet Hastanesi’nin bahçesinde on beş yıldır su dağıtan yaşlı bir amca vardı. Senelerdir her sabah namazından sonra elinde su bidonuyla tüm hastaneyi gezer, su dağıtırdı. Neden su dağıtıyorsun amca diye sorunca “Evladım, onbeş yıl önce eşim hastalandı. Bu hastanede yatıyordu, gece benden bir bardak su istedi. Suyu getirmek için dışarı çıktım, döndüğümde vefat etmişti. Elimde suyla öylece kalakaldım. Bu yüzden kendime böyle bir hedef koydum. Her sabah burada tüm hastalara ve onların yakınlarına su dağıtıyorum.

Çok basit görünüyor değil mi? Bir elinde bidon, diğer elinde bardakla tüm hastaneyi gezip “Su ister misiniz?” diye sorup, su dağıtan bir adamın hikayesi, çok basit görünüyor değil mi? Bu yaşlı adam kendisini bu şekilde hayata bağlamış. Hayatının anlamını kaybettiği gece, hayatının anlamına anlam katmış ve kendisine bir söz vermiş: “Bundan böyle kimse susadığı için ölmesin” demiş.

hayatla-ilgili-resimler
Ömrümüzü boş boş geçirmeyelim a dostlar. Belimize kadar çamura batalım ama boş durmayalım. Gerekirse birbirimize, rakiplerimize destek olalım ama kendimizi geliştirelim. Neden rakiplerimize destek olalım ki diye soracak olursanız, rakibiniz geliştikçe rekabet artar ve biz de ona göre çalışıp kendimizi geliştirmiş oluruz.

Var mı su isteyen?

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

10 Yorumlu

  1. Kerim Potuk 12 Ağustos 2014 Cevapla
    • Mustafa 13 Ağustos 2014 Cevapla
  2. Mehmet.C. 14 Ağustos 2014 Cevapla
    • Mustafa 15 Ağustos 2014 Cevapla
    • Mustafa 15 Ağustos 2014 Cevapla
  3. Berke 18 Ağustos 2014 Cevapla
    • Mustafa 26 Ağustos 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6