5 Eylül

Bekleyişli bir gece. Çayın demlenmesini bekleyiş mesela. Ortamın bir tık daha sessizleşmesini bekleyiş mesela. Yada playlistimdeki 'o şarkıyı' bekleyiş mesela. En güzel olanını, hani onu hatırlatıyor ya, o işte. Demlenmiş çayın servis edilmesini bekleyiş mesela. Mesela hislerime dokunacak ve onların başını şefkatle okşayacak periyi bekleyiş. Onlara birer bardak ab-ı hayat verecek, hadi o da olmadı en azından çay içirecek kendi elleriyle demlediği. Böylesine bekleyiş dolu bir gecede, daha önce çizdiğim resimlere bakıyordum. Uzun zamandır çizdiğim bir şeyi sizinle paylaşmadığımdan bunu paylaşmak istedim. Bu resmin özelliği benim enlerimden bir tanesi olması değil. Bir en'lik vasfı yok. Bu ...

Devamını Oku
10 Mayıs

Benim Çizgim #01: Güdümlü Kral

2 dakikada oku Çizimler kategorisinde

Okulda sıkıcı bir ders vakti. Hoca konuşuyor. Bir şeyler anlatıyor. Belki -faydalı dersler- kategorisinde olduğunu düşündüğüm fakat hocanın dikkatimi çekemediği için odaklanamadığım bir ders. Önümde defterim açık. Gözlerim hocadayken deftere rastgele iki çizik atıyorum. Anlamsız, iki tane çizik... Hocanın ses tonunun hep aynı oluşu sıkıcılık katsayısını arttırıyor yavaş yavaş. Sıkıcı ve bayıcı konuşmasındaki hangi kelimelerin arasında kaç defa nefes aldığını sayar oluyorum. Hocanın nefes sayısına göre ve tek nefeste kaç kelime söyleyebildiğine göre elimdeki kalemin defteri okşarkenki basıncı da değişkenlik gö...

Devamını Oku