Düzenin Hikayesi: Düzen Ne Ola Ki?

Düzen kelimesinin sözlük anlamı “soyut veya somut nesnelerin bir hedefe, amaca veya bir kurala göre sıralanması” dır. Sözlük anlamı bu şekilde. Ama burada düzen kelimesinin nasıl oluştuğundan, nereden geldiğinden yani kısaca hikayesinden bahsetmek istiyorum.

Düzen Kelimesinin Hikayesi

Bundan yüzyıllar önce Osmanlı topraklarının önde gelen memleketlerinde kurulan medreselerde eğitim görebilmek için talebeler mülakatlardan geçiyorlar idi. Herkes kendi ilgi alanına göre, eğitim almak istediği alana göre farklı farklı mülakatlardan geçip o eğitimi almaya münasip olup olmadığı ölçülüyor idi. Edebiyat ve yazı ilimlerine talip olan talebeler için yapılan mülakatların tam anlamıyla seçici olmadığı aşikar idi. Dönemin alimlerinden Burhani Rüknettin Efendi, sadaret makamına yazdığı bir mektupta eğitim sisteminin noksanlıklarına değinip mülakatlarda yapılabilecek bir ıslah tavsiyesinde bulunmuş idi.

Sadrazam Fehmi Tükneddin Paşa, eğitimden ve medreselerden sorumlu kişilerle yeni imtihan sistemini değerlendirip yürürlüğe koymuş. Rüknettin Efendi’ye de hediye olarak ikisi kır, oniki at göndermiş idi.
osmanlida-medrese-egitimi
İmtihana göre edebiyat eğitimi almak isteyen talebelerin yapması gereken şey divan edebiyatına ait pek meşhur olmayan şiirlerden ikişer beyit, kelimeleri karışık olarak verilip kelimelerin doğru sırayla dizilip beyitin doğru olarak yazılması idi. Oldukça zor ve seçici olan bu imtihan edebiyat eğitimi almak isteyen medrese adaylarına uygulanmaya başlanmış idi.

İlk sene ufak çaplı okullardan kelimeleri doğru dizen hiç olmadığı için bu okullara gidip talebelere nasihat edilmeye başlanmış idi: “Kelimeleri doğru dizmek için sadece meşhur şiirlere değil, pek bilinmeyenleri üzerinde talim edin. Medreselerin edebiyat dairelerine sadece doğru dizenler kabul edilecek.”

Fuzuli-soz-mey-eseklik-baki-kalirAradan 3 sene geçmiş ve talebeler arasında hep bir tedirginlikle beraber “yine mi dizen olmamış, kapatsalar bari bu daireyi” diye söylemler artmış. Kendilerince haklı olsalar da 3 senede 16 talebe bu dairelerde eğitim görmek için kabul edilmiş. Talebelerden imkansız olan istenmediği gibi bu 16 taneden bazıları günümüzde divan edebiyatının büyük şairleri olarak bilinen kişilerdendir.

Bu yeni mülakat sistemi sayesinde divan edebiyatının pek bilinmeyen eserleri bilinir hale gelip bu sanatçıların yolundan giderek pek kıymetli eserler kazandırılmış idi. Yazılı kaynaklara göre bu mülakat sisteminin takribi ikiyüz yıl kadar uygulandığı sonucuna varabiliriz. Aradan geçen onca zaman içinde “dizen olmuş mu, dizen olmuş mu” sorularının yeri farklı yörelerdeki ağız farklılığı sebebiyle “düzen olmuş mu, düzen var mıymış” halini almış.

Günümüzde hala düzen şeklinde kullanılan kelimenin kökeni bundan dört asır öncesine dayanıyor. Dizmek fiili tabiki sadece kelimeleri sıralamak için kullanılan bir kelime değildi o zamanlar. Biberleri ve çeşitli sebzeleri kurutmak isteyen hatun kişiler de “biberleri dizdim” şeklinde de kullanıyorlardı. “Biberleri çizdim” olarak da söylenen şey daha farklıdır. Buradaki çizmek kelimesi dizmek kelimesinin farklılaşmasıyla oluşmamıştır. Biber turşusu yapmak için biberlerin uç kısımları fazla derin olmamak şartıyla kesilir. Bunun sebebi turşu suyunun bibere tam olarak işlemesi içindir. Ve bu eyleme de biber çizmek denir.

Dizmek fiili çok yaygın ve bilinen bir kelime olsa da dizen ve tabiki düzen kelimeleri pek kullanılmıyordu. Düzen kelimesinin yaygınlaşmasında en büyük görevi edebiyat imtihanları ve Burhani Rüknettin Efendi üstlenmişti.

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

1 Yorumlu

  1. konyalim 13 Ağustos 2015 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6