Dosya #Derinlerin Gölgesi – 3

21 Temmuz 2014 3 0

Zifiri Karanlık #Derinlerin Gölgesi – 1
Hayatımın Sahibi #Derinlerin Gölgesi – 2

Dosya

-Yasir, ihale hakkında ne var elimizde?

-Efendim, ihaleye sunacağımız dosyanın orjinalini bizzat aldım, şuanda yanımda. İki kopyasını da avukatlara ilettik. Ancak ihale için görevlendirilen avukata telefondan ulaşamadık. Evine baktığımızda öldürülmüş olarak bulduk. Dosyanın da kopyalandığından şüpheleniyoruz. Çalınmışsa ellerinde sadece projenin planı var demektir. Önlem almak için dosyanın kilit bilgilerini içeren sayfayı kendime aldım. Karar anında heyete sunacaktım. Başvuru için son birkaç saat kaldığından Avukat Yavuzu ihale heyetine gönderdik. Ayrıca topladığım bilgilere göre Şirket, ihale komisyonuna son iki saat kala dosyayı sunmuş. Komisyondaki üyeler hakkında bir tarama yaptık, Şirketin okullarından mezun olmuş iki üye var heyette.

-Evlat, avukat yalnız mı gitti?

-Hayır efendim, yanında iki kişiyi daha gönderdik.

-Çok dikkatli olun Yasir, özellikle sen. Dosyanın güvenliği için elimizden gelen her şeyi yapalım. Tufanla birlikte hareket edin. Ondan, ihale dosyaları hakkında bilgi al. Dosyamız hazır zaten deyip, rahat hareket etme. Geliştirebiliyorsak, geliştirelim. Bu dosya devletimiz için çok büyük bir adım olacak. Tufan yardımcı olacaktır. Proje üzerinde çalışan 5 mühendisten birisi sonuçta.

-Zülfüyle de iletişime geçelim mi efendim?

-Hayır, Zülfüyle daha görüşmeyeceğiz. İhale sürecini atlattıktan sonra, üretim sırasında bize katılacak.
Tufan, buradan ayrıldıktan sonra Yasire üzerinde çalıştığınız tank projesi hakkında noktasından virgülüne kadar bilgi vereceksin. Şirketteki çalışmalarını aksatmayacaksın, senin deşifre olmanı istemeyiz. Bu görüşme bu odada kalacak. Buradan çıktıktan sonra kimseyle bu konu hakkında konuşmayacaksın, Zülfüyle bile.

-Siz neler söylüyorsunuz? Aldığım eğitimler hakkında bilgi sahibisiniz diye size itaat etmemi mi istiyorsunuz? Saçmalamayın, ufak bir araştırmayla bu bilgilere zaten sahip olabilirsiniz. Bırakın beni ve bir daha beni rahatsız etmeyin. Bu son ikazımdır, aksi halde polise ihbar ederim!

-Evladım, sana bizimle çalışır mısın demiyoruz. Seni biz yetiştirdik diyoruz. Tıpkı baban Tufan gibi. Baban da bizim bir parçamızdı, sen de öylesin. Evladım diyorum. Tıpkı diğerlerine de dediğim gibi. Sizler bizim evlatlarımız, bu vatanın evlatlarısınız.

-Bakın size güvenemiyorum. Size inanamıyorum. Bana kendinizden bahsedin. Siz kimsiniz? Beni yetiştirdiğini söyleyen siz kimsiniz? Beni ve babamı neden yetiştirdiniz? Amacınız nedir? Bunları bilmek istiyorum. Kafamda bu soru işaretleri ile karşı karşıyayken size yardımcı olmamı nasıl bekleyebilirsiniz?

-Tufan, sana şimdilik bilmen gerekenlerden bahsedeyim o halde. Fazla zamanımız yok, ilerleyen aşamalarda zaten bizzat görerek, yaşayarak bilgi sahibi olacaksın. Yasir de yardımcı olacak sana. Biz bir güce bağlı olarak bu millete hizmet eden bir birimiz. Bu güç öyle bir güçtür ki dinini ve milletini yüceltmek için işler. Ortaya çıktığı günden beri kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze gelmiştir. Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (sav) işaret ettiği yoldan ilerleyip cihanda hak dinin hakimiyetini sağlamayı amaç edinmiştir. Bizim milletimizin kurduğu devletlerin kurucuları ve bu devletlerin yöneticileri ve onların hocaları dahi bu güç sayesinde etkin olmuşlardır.
Şimdilik bu kadarı yeter. Bundan sonra seninle iletişimi biz sağlayacağız, gerektiğinde görüşeceğiz. Sen şimdi Yasire tank projesine dair bütün bilgilerini aktar. Görüşmeniz bittikten sonra kendi hayatına geri dön ve bu görüşmemizden hiçkimseye bahsetme. Aksi taktirde seni koruyabilmemiz güçleşir evladım. Çünkü sen devletimizin kaybetmesini isteyen şirketin projesini yürüten ekipte çalışıyorsun. Deşifre olmamalısın.
– – – – – – – – – –
Devamı: Teşkilat #Derinlerin Gölgesi – 4

Tags: derinlerin gölgesi, hikaye, öykü, yazı dizisi Categories: Hikaye
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Related Posts
Yorumlar
  1. -

    Çok güzel bir meşguliyete girmişsin, öncelikle tebrik ederim 🙂 Geçmişte, kendi çizgisini bulan her yazar, belirli bir dönem öncüllerin ayak izleri ile yolunu bulmuştur. Bu konuda kısa ve orta vadede sabırlı olman gerekebilir. Diliyorum, bir gün bu yazılarını, şahsından imzalı olarak da okuma imkânımız olur. Selamlar…

  2. -

    Çok güzel gidiyor Mustafa hocam. Kıskandırıyorsun 🙂

  3. -

    Eyvallah 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir