Zifiri Karanlık #Derinlerin Gölgesi – 1

14 Temmuz 2014 2 0

derinlerin-golgesi-karanlik-odaZifiri karanlıktı. Yaklaşık 5 dakikadır mahzende adamın peşinden gidiyordu. Aynı zamanda beyninin içinde yüzlerce sorunun cevabını hayatını adadığı matematiksel hesaplarla çözmeye çalışıyordu. Çok bilinmeyenli bir denklemle uğraşıyordu sanki. O kadar çok bilinmeyen vardı ki, her bilinmeyen beyninin derinlerinde sanki dikilecek olan bina için temel kazıyordu. Yüzlerce çukur vardı, beyninin derinlerindeki kimi çukurlar kendisine o kadar uzaktaydı ki göremiyordu bile. Çok sıradan bir güne başlamış olmasına rağmen cuma namazından sonra gelişen olaylar kafasını iyice karıştırıyor ve hiçbir anlam veremiyordu. Hiçbir ışık belirtisi olmayan dar ve uzun koridorda peşisıra yürüdüğü adamı takip ederken cumadan sonra yaşadıklarını düşünüyor, an an sıralıyor, mukayese ediyordu. Yok yok koridor denemez buraya o kadar dar ki aceleyle açılmış gizli bir geçidi andırıyor.

Uyandım
Maillerimi kontrol ettim, 4 kişiye cevap yazdım
Camiye cuma namazı için gittim
Namazdan sonra imama rüyamı anlattım
Cami türbesinin temizliğinden sorumlu türbedar çay ikram etti, sohbet ettik
Cana yakın türbedar zehgirimi beğendi. Amaan ne zehgiri be, zehgir diye diye bana da geçti.
Yüzüğümü beğendi. Yüzüğümü nereden aldığıma dair sorular sordu.
Çocukken bir…

Çok şükür. Sonunda koridorun sonuna geldik. Geçtiğim yollar ve kasvetli hava yer altında olduğumu gösteriyor. Bir koku var. Bu koku yer altı metrosunu anımsatıyor. Peşinden geldiğim adam kapıda bekleyen başka bir adamı askeri bir saygıyla selamladı. Ama tek kelime etmedi. Zaten yoldayken sorduğum sorulardan hiçbirisini de cevaplamamıştı.

– Çok sıkıldım artık bu gizemli olaylardan. Neler oluyor, beni neden buraya getirdiniz? Ne istiyorsunuz benden?

İki yanında meşale yanan kapıyı bekleyen adam sanki beni duymuyor gibi davranıyordu. Kapıyı açtı eliyle nazik bir şekilde girmemi işaret etti. Doğrusu böyle bir kibarlık beklemiyordum. Birkaç metre yürüdükten sonra bir odaya girdim.

Kasvetli bir havası olan oda karanlıktı da. Tek ışık belirtisi odanın ortasındaki yıpranmış, eski bir sehpanın üzerinde duran birkaç saat daha yanabileceğini tahmin ettiğim bir mumdu.
– – – – – – – – – – – – – – –
Devamı: Hayatımın Sahibi #Derinlerin Gölgesi – 2
# – – – – – – – – – – – – – – – – – – #
Uzun zamandır içimde öykü-hikaye ne derseniz işte uzun yazma isteği vardı. Bu gece napsam napsam diye otururken açtım not defterini biraz karalıyayım dedim. Böyle bir yazı dizisine, hikayeye başladım. Fırsat buldukça yazacağım. İlk parça olduğu için biraz havada kalmış olabilir konu ama ilerledikçe açılacağını düşünüyorum. Yorumlarınız benim için ve bu dizi için çok önemli olacak. Görüşmek üzere (:

Tags: derinlerin gölgesi, hikaye, öykü, yazı dizisi Categories: Hikaye
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Related Posts
Comments
  1. -

    Az önce caminin birşeysiyle muhabbet ediyordum sonra tünel girdin hatlar kesildi. Camide ne oldu? Anlat bana Mustafa İnception oldum. 🙂

    1. -

      Dostum orada aklını toparlamaya çalışırken gün içinde yaptıklarını düşünüyor. Ve kapıya geldikleri için yarıda kesiliyor düşüncesi (:

      Gerçek hayatta da olur bu. Otobüste sınava giderken konuları aklından tekrar edersin ta ki ineceğin durağa yaklaştığını farkettiğin ana kadar. Artık konu tekrarı bitmiştir ve düğmeye basmaya yönelmişsindir (:

      Sonraki bölümlerde açıklığa kavuşacak orası da merak etme(:
      Yada et et 😀 😀

Leave a reply

Sen ne söylemek istersin?