Hayatımın Sahibi #Derinlerin Gölgesi – 2

Derinlerin Gölgesi #Zifiri Karanlık – 1

derinlerin-golgesi-karanlik-oda

Hayatımın Sahibi

Gözlerim muma odaklanmıştı ki, yanyana sandalyelere oturmuş 4 kişiyi gördüm. Mumun loş ışığı yüzlerini net görmeme izin vermiyordu ki bu 3 kişinin tam karşılarında oturan ve muma uzak oluşundan sadece duvara yansıyan gölgesini görebildiğim birisi daha vardı.

Hoşgeldin, dedi. Eliyle 3 kişinin en solundaki boş sandalyeyi işaret etti, oturmamı istiyordu sanırım. İçimdeki bir ürperti ve belki de korkuyla pişman olacağım sözleri ettim.

-Eşkiya mısınız siz? Siz kendinizi ne sanıyorsunuz? Böyle karanlıkta, yer altında, sessiz köpeklerinize beni buraya getirterek ne yapmaya çalışıyorsunuz? Ne bakıyorsun öyle aval aval! Cevap versene be adam. Amacınız ne sizin? Ne istiyorsunuz benden? Para mı sizin derdiniz? Ne kadar istiyorsunuz? Banka hesaplarımın hepsin…

-Sakin ol delikanlı. Pişman olacağın sözler sarfediyorsun. Geç, şöyle otur.

Sesi o kadar etkileyiciydi ki, o korkarak söylediğim nefret dolu sözlerden sonra beni biraz olsun sakinleştirmişti. Tereddüt ederek oturdum. Sesinin beni etkilediği aşikardı, bu sesi daha önce de duymuştum galiba, bir yerden tanıdık geliyordu sanki. Kim olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu, ama her an gırtlağına yapışabilirdim.

-Hoşgeldin Tufan. Bu çıkışını şaşkın olmana veriyorum. Şaşkınlığın belki hala devam edecek ama saygı çerçevesini aşmadan beni din…

Tufan mı? Ne Tufanı? Aman Allahım! Bir şeyler yanlış gidiyor olmalı. Tufan…
Tufan ya Tufan. Babamın ikinci ismiydi. İyi ama neden bana Tufan diye sesleniyor? Ne diyor bu adam ya!

-Bakın bayım, beni buraya neden getirdiniz hala hiçbir fikrim yok. Görüyorum ki ortada bir yanlışlık var. Tufan dediğiniz kişi ben değilim. Benim ismim Cahit. Cahit Çoban. Bakın, kimliğime bakın. Hay Allah, buraya gelmeden önce cüzdanımı da telefonumla birlikte almıştı adamlarınız.

-Otur yerine çocuk! Sözümü kesme bir daha!
Tufan tabi. Bundan sonra senin ismin Tufan. Beni iyi dinle, sözümü ikiletme, bir kez anlatacağım.

Evladım. Seni buraya getirmemizin sebebi paran yada mal varlığın değil. Buraya getirildin, çünkü aramıza katılma vaktin geldi. Seni biz seçtik, tıpkı baban gibi. Doğduğun günden beri bizim gözetimimizdesin. Okuduğun okullara bizim aracılığımızla girdin. Yaptığın seçimleri bizim yönlendirmemizle yaptın. Aldığın eğitimleri bizim iznimizle aldın. Bizim desteğimiz ve isteğimizle mühendis oldun. Bak oğlum. Aniden, hiç beklemediğin bir anda karşımıza getirildin ve tüm hayatının kendilerine ait olduğunu söyleyen bir adamla konuşuyorsun. Şaşkınlığını anlıyorum.

Sen sıradan bir mühendis değilsin.
9 yaşındayken dövüş eğitimi aldığın yer sıradan bir dövüş kursu değildi. Orada birlikte dövüştüğün arkadaşların da tıpkı senin gibi. Bizim kontrolümüzde. Zamanı geldiğinde onları da yanımıza çağırıp bu açıklamaları yapacağız. O dövüş kursundan bir arkadaşınla aynı üniversitede, aynı sınıfta okuman hatta ve hatta şuanda aynı proje üzerinde çalışıyor olman bir tesadüf değil evladım.

Sağ elinin baş parmağına bak. Aynısından yanında oturan arkadaşlarının elinde de var. O zehgir ne zaman senin parmağına takılmıştı hatırlıyor musun çocuk? Kuran eğitiminden sonra 13 yaşındayken aldığın okçuluk eğitimi sırasında takılmıştı bu yüzük. Baban sana bu yüzüğün hikayesini anlatmıştır. Babanın sözlerini hatırlıyor musun?

Bu zehgir, fırlattığın okun yönünün sapmamasını, dosdoğru gitmesini sağlar. Yetişiyorsun artık, çocuk değilsin oğlum. Bak, kocaman oldun. Ok fırlatmayı da öğrendin.

Okun dilinden konuşalım biraz da. Sen, bak şurada duvarda asılı duran yaysın yavrum. Hayatını bu yay gibi düşün. Fırlattığın oklar ise hayatında katettiğin yollar, hamlelerin. Bak okçuluk kursuna gittin. Bu senin için bir ok demek. Orta okulu da bitirdin. Bu da senin için bir ok demek. Okçuluk kursuna giderken amacın ok atmayı öğrenmekti, öğrendin. Yani oku fırlattın, hedefi vurdun. Okulu bitirirken amacın başarılı olmaktı. Oku fırlattın, yine hedefi vurdun, okulu birinci bitirdin. Bu, ok atmaya başladığında hocanın sana taktırdığı yüzük okun ağırlığını arkasındaki püsküle, kuyruğa değil de tam orta noktasına vermesini sağlar.
zehgir-zihgir-nedir
Oku, parmağında bu yüzük takılı değilken fırlatırsan ağırlık kuyruğuna kaydığı için menzili azalır, yani ya hedefi vuramadan yere çakılır ya da hedefi istediğin noktadan vuramamana, rüzgarda savrulup yön değiştirmesine sebep olur. Ama bu yüzük baş parmağında takılıyken fırlatırsan, kuyruk, yayla yüzük arasında dengeye oturur ve okun ağırlığı tam şu noktaya, ortasına biner. Ve okun yaydan çıktıktan sonra ne rüzgardan etkilenir ne de ağırlık noktası dengesini bozup oku saptırır. Dosdoğru hedefe ilerler. Eğer nişanını doğru almışsan hedefi tam göbeğinden vurursun.

Bu yüzüğü parmağından çıkarma evladım. Hayatında çeşitli durumlarla karşı karşıya kalacaksın. Ne zaman bir zorlukla karşılaşsan bu yüzüğün parmağında takılı olduğunu hatırla. Sana güç verir. Hedefine ilerlemende yoldan sapmamanı, hızla yol katetmeni sağlar. Bu yüzük, sadece bir yüzük değil, senin yol göstericin olsun…

Bu adam babamın benimle yaptığı bu konuşma hakkında nasıl bir fikir sahibi olabilir ki? Aman Allahım neler söylüyor bu adam. Nasıl olur da hakkımdaki bu bilgileri bilebilir ki? Zülfü… Sahi ya Zülfüyle aynı projede çalışıyor olmamız bir tesadüf olabilir mi? Allahım kafayı yemek üzereyim. Bana akıl fikir ver.

Bu adamlarda da benim yüzüğümden var. Acaba okçuluk kursundan arkadaşlarım mı bunlar da? Yüzleri de hiç tanıdık gelmiyor ama.. Eh be Cahit nereden hatırlayacaksın ki onların yüzlerini 15 sene geçmiş aradan.

-Tufan. Oğlum. Biliyorum, büyük bir şok oldu aniden bunları öğrenmen. Kendini biraz toparlamaya çalış. Daha bilmen gereken çok şey var. Bundan böyle babanın ismiyle çağırılacaksın.
– – – – – – – – – – – – – – –
Devamı: Dosya #Derinlerin Gölgesi – 3

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

2 Yorumlu

    • Mustafa 17 Temmuz 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6