Değmemiş Gözler

Bu aralar kendimden uzak yaşıyorum.
Yaşamak= okşijen alıp karbondioksit vererek biyolojik fonksiyonlarının devam etmesi
Kendimden ne kadar uzakta olduğunu bilmediğim, göremediğim bir yatakta uyanıyorum.
Göremediğim telefonumun saatine bakıyorum.
Göremediğim ışığa rağmen yine sabah olmuş hınıssınısıtiym diyorum.
Kahvaltı yapmak istemiyor canım onun yerine çay demliyorum göremediğim çaydanlıkta.
Çayımı içiyorum göremediğim bardaktan.
İçimde sebebini bilemediğim bir sıkıntıyla göremediğim ayakkabılarımı giyip kendimi dışarıya atıyorum.
Göremediğim berber metin amcaya günaydın diyorum.
Bilmediğim yollardan göremediğim sokaklardan geçiyorum.

Deniz havası iyi gelir diyorum, sahile gideyim.
Uzaktan görüyorum denizi, dizlerime kadar ıslanıyorum.
Tereddüt ederek az daha yaklaşayım denize, kokusunu içime çekeyim diyorum.
Ağzımdan burnumdan su doluyor ciğerlerime değin.

Yolda yürüyorum çarpmamak için o kadar çabalamama rağmen bir türlü başaramadığım kalabalığın arasında.
Evet bu gözleri biliyorum. Bu gözleri nerde olsa tanırım. Bana hiç değmemiş gözleri…

Merhaba, nasılsın gör-üş-meyeli?
Hey sana diyorum?
Neye kızdın hayrola?
Niye yüzüme bakmıyorsun?
Öyle duracağına yüzüme birkez baksan ölmezsin dimi?
Yeşil ışık yanana kadar da mı vaktin yok benim için?
Al. Yeşil yandı.

Bak ne diycem. Biraz durur musun lütfen.
Bir kırmızı ışık miktarınca daha?
Haklısın, bu sıcakta burada durulmaz.
Gel bir çay içelim.
Gözlerinden saçılan ışık hüzmelerinin hiçbirisi benim gözüme uğramasa da,
Belki duyarsın uzun soluklu anlatacaklarımı.
Peki madam…
Evet durdu. Dinleyecek galiba.

Bir gürültü koptu.
Kalabalık arka tarafa doğru döndü birden.
Off, üzerimden otobüs geçmiş gibi hissediyorum.
Nasıl birşey olduğunu bilemesem de.
Döndüm, ah, boynum kütledi.
Bir karışıklık var, kaza olmuş galiba.

Nerdesin?
Nereye kayboldun?
Nerden bulacağım ben seni tekrar?

Kalabalığa doğru ilerledim.
Bu gömlek benim gömleğime ne kadar çok benziyor.
Yaklaştım. Bu genç bana da çok benziyor.

Allah Allah. Bu benim.
Kendimi kaldırdım ayağa, kolumu omzuma attım.

Kendimle böyle karşılaşmayı beklemiyordum aslında.
Kendimle karşılaşmayı da beklemiyordum aslında.

Göremediğim, bilemediğim bir gün daha farkında olamadan bitti.
Bilmediğim, hiç görmediğim yollardan aslında olmayan evime gidiyorum.

Yeni bir yazı yazdığımda size haber vermemi isterseniz aşağıya E-Posta adresinizi yazın.




Anında size bir onay maili göndereceğim. Onayladıktan sonra ne zaman yazı yazsam ilk siz haberdar olacaksınız.

6 Yorumlu

  1. Dost Biri 31 Mayıs 2014 Cevapla
  2. Mehmet CABAR 2 Haziran 2014 Cevapla
    • Mustafa 2 Haziran 2014 Cevapla

Yazı hakkındaki düşünceleriniz neler?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


gün-doğumu-sunrise
Karanlıkların Üzerinde Kutlu Bir Doğum
burusmus-kagitlar
Buruşmuş Kağıt Topları
No Preview
Seve Seve
No Preview
Uyanış #Derinlerin Gölgesi – 6