Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez

11 Mayıs 2014 8 0

Uyandım yine yağmurlu bir sabaha, dört beş altı gündür istikrarını bozmayan yağmurlu sabaha. Bu sabahların başlarında diyordum ki biraz yağmur kimseyi incitmez. Son birkaç gündeyse mayısın ortasında bu ne yağmur bitmek tükenmek bilmez.

Evden çıkarken bakıyorum hava yağmurlu, ona göre giyiniyorum. 2 saat sonra hava günlük güneşlik, sıcaktan yanıyorum.

Ertesi gün daha ince giyiniyorum, yağmurdan sırılsıklam oluyorum. Sipor ayakkabının içine dolan sudan daha bahsetmiyorum.

Kısa film çekimi için fethi paşa korusuna gidiyorum. O havada dizlerime kadar çamura batıyorum.

Yetsin bitsin gitsin artık diyorum yağmuru o kadar sevmeme rağmen.

Daha iki hafta öncesine kadar sularımız azalıyor haberlerini gördüğümüz, cık cık çektiğimiz, yağmur duaları ettiğimiz…
Ama Rahmanın rahmetine şükretmediğimiz.

Biliyorsunuz beni. Epeydir adam akıllı yazmıyorum bloğuma. Birkaç sefer tamam artık yazıcam, üşenmiycem dedim.
Yine üşendim.
Araya mesafeler koydum bloğumla.

Geçen akşam bloğumun sağ alt köşesinde duran çayyaşa selam yolla kısmından bir takipçim selam yollamış. Başlarda etkilenmediysem de sonradan hafiften bi tırsma oldu. Dedim bir yazı yazayım da birkaç gün daha oyalasın. Feci şekilde tehdit etmiş okurum.

Bahaneyle birkaç gün önce keşfettiğim bir videoyu paylaşayım dedim. Rüknettinin kalbi için kehanetleri ile tanıdığım Kemal Sayarın bir videosuna rastladım. Kendisinin biraz yağmur kimseyi incitmez diye denemelerinin yer aldığı bir kitabı varmış. Daha okumak nasib olmadı. Bu kitaptan bir bölümü klip haline getirmişler. Bu yağmurlu, ‘özel’ günlerin anlamı ve önemine binaen bu videoyu paylaşıyorum.

Biliyorum sanki uzun süredir yazmayışımı geçiştirmek için bu videoyu paylaştığımı düşündüğünüzü. Kısmen doğrusunuz aslında, bizde yalan yok (:

Bir yağmur ha yağdı ha yağacak sahneye çıkmak için sırasını bekliyordu. Kapıdan içeri girdiğinde kafamda bir sürü şarkı birbirine karışıyordu. Günlerden bir gündü işte. Kemal Sayaroviç var mıydı yok muydu dedirtecek bir gündü. Her zamanki rutin işler, okunamamış kitapların, uzun zamandır görülememiş dostların ve bir türlü aylak ve serbest bir hayatın ruhu özgürleştiren çağrısına icabet edemiyor olmaklığın getirdiği pişmanlıklar…

Tags: biraz yağmur kimseyi incitmez, kemal sayar, video, yağmur, yağmurlu günler Categories: Dinlediklerim, Kitap
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Comments
  1. -

    Yağmuru sevenlerdenim fakat dediğin duygular işin işine girince bazen kızabiliyorsun. İşte rahmanın işine belli olmuyor, tebessüm edip geçiyorsun o yollardan.. Bu konunun altına yağmurla gelen kadın videosu da iyi giderdi ibrahim tatlıses’in 🙂 Dediğine katılarak bitireyim, biraz yağmur kimseyi incitmez.

    1. -

      O da iyidir bak (:

  2. -

    Ahmet Şerif İzgören’in Avucunudaki Kelebek isimli gösterisinde yağmur ile ilgili bir hikayesi vardı yağmurdan da keyif almamız ile ilgili. Onu paylaşacaktım yorumun içerisinde ama bulamadım. O hikayeyi duyduğumdan beri yağmurlu günlerinde keyfini daha çok çıkarmaya başladım.

    1. -

      Yağmur candır ya. İstanbul gelmeden önce çok severdim yağmurlu havaları. İstanbul da yağmur hiç çekilmiyor 🙁

  3. -

    Teşekkür , kitap hakkında bilgi alıcaktım tamda adresine gelmişim Teşekkürler 🙂

  4. -

    yazılarınızın bu kadar akıcı olduğunu bilseydim daha önce abone olurdum neyse geç olsun güç olmasın. 🙂

  5. -

    Cok güzel..

  6. -

    Yağmur en sevdiğimm.

Leave a reply

Sen ne söylemek istersin?