Bir Tutam Robot – Robotlu Günlerim

arama-kurtarma-1
Çayyaşın blogunda alışılmadık bir şeylerden bahsedeceğim bu yazıda. Robotlar üzerine bir yazı olacak. Üzerinde çalıştığımız robot, robotlarla ilgili yaptığımız çalışmalar, olimpiyatlar gibi konulardan bahsedeceğim. Çünkü yazmayalı uzun zaman oldu, ve hayatımda olup bitenleri paylaşma fırsatı bulamadım. Zaman problemi yaşadım, blogumu biraz ihmal ettim.

Daha önce burada çok sözünü etmedim ama robotik sektörüne ilgi duyuyorum. Aslında buna ilgi duyuyorum demem biraz eksik kalabilir, çünkü bir hobi gibi yaklaşmıyorum. Mesleki planlamamı bu alana yönelik yapıyorum diyebilirim.

Öğrenci olduğum için robotik çalışma alanlarında bulunma imkanım olmuyor haliyle. Fakat ben robot denen bu mekanizmaları hayatımda önemli bir yere koymayı düşünüyorsam işin içine girmek için mezun olmayı beklememeliyim diye düşünüdüm. Bu yüzden şimdilik hobi gibi görünse de daha farklı benim için. Evet bir şeyler ortaya koyarken çok eğleniyorum ama bunu yapma amacım zevk almak değil. Bu yüzden pek hobi diyemiyorum kendi adıma.

Neyse, boş durmak istemediğim için, öğrencilik hayatımda bir şeyler ortaya koymak istediğim için okulumuz bünyesinde öğrenci arkadaşlarımızdan oluşan MUFE Robotics robot takımına katılma talebinde bulundum. Çeşitli mülakatların ardından takım üyesi oldum yaklaşık 5 ay önce.

Tecrübeli arkadaşlardan destek alarak bir çok şey öğrendim. Yeri geldi devre kurdum, yeri geldi voltaj ölçüp lehim yaptım, yeri geldi forex, sunta gibi yapı malzemelerini kesip biçip tasarımlar yaptım. Ben bilgisayar mühendisliği okuyorum ve mezun olurken elim sadece klavye tutar bir şekilde mezun olmayacağım için çok mutluyum. Çünkü bunlar derslerde öğretilen şeyler değil, öğrenci arkadaşlarımızla birlikte gönüllü bir şekilde oluşturulmuş bir atölye ortamında gönüllü olarak yürütülen çalışmalar. Yaptıklarımızı hocalarımız değerlendirmiyor, yani not karşılığında yapılan şeyler olmadığı için de çok tatlı geliyor.

İçinde bulunduğum takımdan ve hislerimden bahsettiğime göre biraz da yaptıklarımızdan bahsedeyim.

Takım içerisinde 3-4 kişiden oluşan gruplar oluşturduk ve her grup kendi robotları üzerinde çalıştı.

Benim grubumun çalışma alanı arama-kurtarmaydı.

Derslerimizden arta kalan vakitlerde bir araya gelip robotumuz üzerinde çalıştık.

Çalışmak için her toplanmamızda hem projemizi ilerlettik hem de bir öğrenme sürecindeydik. Öğrendiğim her şeyi araştırmalarım haricinde o an atölyede bulunan arkadaşlarıma borçluyum. Tıkandığımız yerde grup dışındaki diğer arkadaşlarımızdan da illaki şunu da deneyin gibi çözüm önerileri geliyordu. Dolayısıyla her an yeni şeyler öğrendim.

Kendi projelerimizi yürütürken aynı zamanda üniversitemiz tarihinde bir ilk olan Uluslararası Marmara Robot Olimpiyatları’nı düzenleme hedefimize de yoğunlaşıyorduk. Bunun için finans, teknik, reklam, organizasyon gibi çeşitli komsiyonlar kurduk. Ben organizasyon ekibi içerisindeydim.

27-28 Şubat tarihlerinde okulumuzda hedeflediğimizden daha fazla olan katılımla birlikte olimpiyatımızı gerçekleştirdik. Bu 2 gün süren olimpiyatta da mini sumo kategorisinde hakemlik yaptım. Olimpiyatımızın kısacık bir özeti olan videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

5-6 Mart tarihlerinde de ODTÜ’de düzenlenen robot yarışmasına arama-kurtarma robotlarımızla katıldık.

Uzunca bir süreci burada birkaç satırla anlatmak pek kolay olmuyor malesef. Yazmak için zihin açıklığı, okumak için sabır gerekiyor çünkü. Bu yüzden sizi de sıkmamak adına fazla uzatmayacağım. Aşağıda yer alan fotoğraflar da yukarıda anlattığım süreci gözünüzde canlandırabilmeniz için size yardımcı olacaktır. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

14 Comments

  1. Enes İLHAN 18 Mart 2016 Reply
    • ysrksk 17 Haziran 2016 Reply
  2. Gökhan Karaoglu 21 Mart 2016 Reply
  3. selim 20 Nisan 2016 Reply
  4. SözlükMan - Sözlükteki Adam 28 Nisan 2016 Reply
  5. Mert Cnkt 6 Mayıs 2016 Reply
  6. teknikbilimler 18 Mayıs 2016 Reply
  7. erol kapak 31 Mayıs 2016 Reply
  8. Demir 12 Haziran 2016 Reply
  9. Ali 20 Temmuz 2016 Reply
  10. Faruk Yaman 25 Temmuz 2016 Reply
  11. umut 2 Ağustos 2016 Reply
  12. Levent 29 Ağustos 2016 Reply

Bu konuda sen ne düşünüyorsun?

%d blogcu bunu beğendi: