Alma – Ödüllü Animasyon Kısa Filmi

4 Şubat 2015 6 0

Alma. Uzun zaman önce izlediğim ama sizlerle paylaşmak için uygun zamanın gelmesini beklettiğim bu kısa animasyon filminde anlatılmak istenen nedir, verilmek istenen mesaj nedir diye şöyle bir düşününce bir sürü farklı farklı anlamlar çıkarttım.
Gizemli bir video.

Fazla merak iyi değildir

Evet meraklı olmak gerekir tabi ama çok da meraklı olmamalı. Empati kurunca (kendimi onun yerine koyunca), sokakta öyle boş boş gezerken milletin kendi isimlerini, platoniklerinin isimlerini ve belki de hayallerini yazdıkları bir tahta görsem illa ki bir şeyler karalama isteği duyardım ve belki de yazardım bir şeyler. Yazdıktan sonra mekanik bir sesin ardından arkamı döndüğümde benim oyuncağımı görsem (bana ait bir oyuncak değil, bildiğin ben, oyuncağın ben hali) ben de merak eder bi şeyapardım. Büyük ihtimalle satın alırdım. Yani kahraman normal olarak oyuncağa yöneliyor ve dükkana giriyor. Buraya kadar bir sıkıntı yok ama kardeşim görüyorsun işte. Var bi’ durum. Kendiliğinden oynaşan, dükkandan kaçmaya çalışan, hatta ışınlanan ve sana tuzak kuran oyuncaklar var ve bunları görüyorsun. Yine bir empati kurayım. Üstüne para verseler dükkana adımımı bile atmaz, koşarak oyuncakçıdan kaçardım. Ne işin var ki hala orada. Bi’de tepelere tırmanıp oyuncağı almaya çalışıyor. Arkadaşım hadi tamam her şeyi anladım da neden oyuncağı almak için suratına kadar uzanmaya çalışıyorsun ki. Bacağına yetişebilmişken çek-al işte. Yani uzun lafın kısası merak iyidir ama fazla merak adamı üzer.

Cevapsız sorular

Dükkandaki diğer oyuncaklar da o tahtaya bir şeyler yazdılar zannediyorum ki. Çünkü bir şekilde hapsolmuşlar oraya. İlk fırsatta kaçmaya çalışıyorlar. Ama şöyle bir şey de var. O asansörün üzerinde beliren oyuncak tahtaya yazı yazınca gözüküyorsa en son oluşan bebek nasıl oluştu. ‘alma’ dan sonra başka bir şey yazan olmadı sonuçta. Yada oldu ama görünmeyen bir varlık yazdı. Yada neyse boşverelim o konuyu, görünmeyenler kafamı zaten çok karıştırıyor şu sıralar…

Alma, aydınlanma şifresi

Alma, gizli bir şifre de olabilir aslında. GTA’dan bilirsiniz. Zamanında panzer yazıp tanka binmiş, comeflywithme yazıp arabayı uçurmuş hatta ve hatta seawaysle yüzen arabaya binmiş adamlar için çok da saçma değil bunun gizli bir şifre olması. Alma yazıyorsun hemen senin bir oyuncağın çıkıyor yerin dibinden…

Siz nasıl bi’ sonuç çıkardınız bu videodan?

Tags: alma, animasyon, ödüllü kısa film Categories: Videogram
share TWEET PIN IT SHARE share share
Mustafa Türk

Selam olsun diyerek başlıyorum yazmaya. Yazılarımdan birkaçını okumuşsanız kafanızda bir Mustafa resmi canlanmaya başlamıştır. Silüet demek daha doğru olabilir aslında. Kütahya’nın dehşetli soğuklarının olduğu bir kış vaktinde gece yarısı doğmuşum. Geceye olan sevdamın kaynağı bu noktaya dayanıyor olabilir. Ve bu yazının devamı okunmak istenmiş olabilir. Devamı...

Yorumlar
  1. -

    Vay be çok güzel bunu kişisel blog sitemde paylaşam sorun olmaz sanırım ?

    1. -

      Video bana ait değil. Sadece videoyu paylaşmanda bir sıkıntı olacağını da zannetmiyorum.

  2. -

    Onedio’daki 11 kısa animasyon film önerisinden biri Alma, bana insanın kendini keşfetme çabası gibi geldi ve sonuç koca bir zihin karmaşası neticede o zihin karmaşasından kurtulamıyorsun ve hapsolup kalıyorsun insan denen meçhul işte…. herhangi bir oyuncak değil de kendinin oyuncağını görmesi bunu çağrıştırdı. Ben kimim, hayat ne ki vs gibi soruları derin düşünüp aklını yitiren ya da dini inancını yitiren insanları duymuşsunuzdur elbet.
    Diğer 8 animasyon önerisi gayet açıktı fakat Alma’yı, French Roast’ı ve Paperman’ı izledikten sonra internetteki yorumlara bakmak istedim sanki görünenin ardında görünmeyen ana fikircikler vardı ve Türkçe hemen her siteyi taradım fakat düşüncelerime paralel görüşler bulamadım izlesene.com’da amcanın birinin Oscar ödüllü Paperman ‘ın altına yazdığı yoruma uzunca bir süre güldükten sonra bkz:(http://www.izlesene.com/video/oscar-odullu-kisa-animasyon-film-paperman/6846167) tüm enerjimle Alma ile ilgili yorumlara yönelmiştim ki sizin yazınızla da karşılaştım ve düşüncelerimi belirtmek istedim. Nasıl ki aldığımız nefesi vermeden yenisini alamıyoruz, bilgi de aynı şekilde bir alış-veriş döngüsü benim gözümde bu sebeple düşüncelerimi yazmayı bir borç bildim

    1. -

      Düşünceni paylaştığın için teşekkür ederim. Keşke her takipçim fikirlerini bu şekilde paylaşsa…
      Linkini eklediğin videoyu ilk kez izledim. O da çok hoş bir animasyon olmuş, çok beğendim. Bahsettiğin amcanın yorumu beni de güldürdü (:
      Tekrar teşekkür ederim neli.

  3. -

    Güzelmiş hocam 🙂

  4. -

    Ya ben bu çizgi filmi birkaç sene önce görmüştüm. Adı bir türlü aklıma gelmedi. Düşündüm düşündüm bulamadım. Sonunda burada buldum. Kısa film hakkındaki yorumlarınız da çok güzel, teşekkür ederim 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir