Kendisinin sefil haline rağmen hepsinin de yüzü gülüyordu. Sadece ayak seslerinden dolayı suratlarında ufak bir merak vardı. Onunla göz göze geldi.

18 Mayıs

Blog Yazılarının Hazırlanma Süreci

6 dakikada oku Blog kategorisinde

Selam olsun ey insan! Sizler bu blogun okuyucu tarafındasınız. Burada yazılanları okuyorsunuz. Bu blog gibi belki onlarca blogu daha takip edip, okuyorsunuz. Pekala bu yazıyı okuyan sizlerin arasında blog yazarları da bulunuyor olabilir. Bu yazının üç kısımdan oluşacağını not defterimde planladım. Fakat uzunluğunun ne kadar olacağı konusunda herhangi bir fikrim yok. Bu yazının hedef kitlesi blog yazarı olmayan kişiler. Bir blog yazısının hazırlanma süreci ne kadar benzer olsa da bu sürecin benim hayatımda nasıl şekillendiğini merak eden blog yazarları da okuyabilirler. Bu yazının yazılma amacı, uzunca süre blogda güncelleme yapmayıp da yeni bir yazı...

Devamını Oku

Kaza kaza bitiremediler... Sayısını bilemediğim miktarda işçi ellerinde çay kaşığından hallice çubuklarla kazıyorlar ha kazıyorlar. Bunlar belediye yada herhangi bir inşaat firmasının çalışanları olsalar çeşitli alet edevatlarla kazmaları gerekmez miydi? Amaçlarını anlayamadım. Neden dondurma çubuğu kadar şeyle kazmaya çalışsınlar ki bu kararmış derinlerimi... Aslında bunu bilmek de kafamdaki soru işaretini gidermeyecek. Çünkü tek problem kazarken kullandıkları minik çubuklar değil. Asıl problem bu tanımadığım adamlar neden kazıyorlar benim içimi? Derinlerde gömülü olanları aşikar eylemek sebebiyle mi kazıyorlar derinlerimi yoksa tüm hayatımı aşikar olmaması gerekenlerle birlikte içimin yedi kat dibine gömmek ...

Devamını Oku
5 Mayıs

Böyle Buyurdu Tanrı!

2 dakikada oku Hikaye kategorisinde

Yürüdü... Kurumuş yaprakların gölgesi altında yürüdü. Tenine güneş değmeyeli hayli zaman olmuştu. Bir hafta... Bir ay... Bir yıl... Bilmiyordu. Çünkü ışıktan mahrum kalmış bir ortamda oturmaya bile takati kalmayacak kadar mahsur kalmak, zaman mefhumunu yitirmek için yeterli bir sebepti. Teni solmuş, grileşmişti. Tepesindeki kurumuş yapraklar örtüsü değil güneşin ta kendisi olmalıydı. Ormanda özgürce yürüyebiliyorken vücudu nasıl olur da güneşe kavuşamazdı. Yürüdü... Ağaçların arasında bir o yana bir bu yana yürüse tabiki de daha esrarengiz olacaktı ama yine ağaçların arasında kaybolan bir patikada yürüyordu. Üzerinden ...

Devamını Oku