Kendisinin sefil haline rağmen hepsinin de yüzü gülüyordu. Sadece ayak seslerinden dolayı suratlarında ufak bir merak vardı. Onunla göz göze geldi.

Tüm şekeri eritmiş olmama rağmen halen daha çayımı karıştırmaya devam ettiğimi düşünürsek, Mustafa’nın yazılarına hipnotize olduğumu söyleyebiliriz. En son okuduğum “Akıllı teknolojiyle birlikte aklımızı da kullanabilmek” başlıklı yazısından sonra düet yapasım geldi :) Değişime ve gelişime karşı direnen biri değilim. Hayır hayır, bu yazıda teknolojinin zararlarından da bahsetmeyeceğim. Benimkisi küçük bir yalnızlığın büyük kazanımlarıyla ilgili. Lise yıllarında kendimi yalnız hissetmeme sebep olan ve birçok arkadaşımı yavaş yavaş zehirleyen bilgisayarları ben de kullanmıştım. Aradaki fark: Ben anlamsız konularda saç...

Devamını Oku
2 Nisan

Selam olsun kendisini bir nebze de olsa değiştirebilmiş olanlara. Henüz değiştirememiş fakat değiştirebilmek için bu yolda yeme hedefi koyduğu fırınlarca ekmeği yemeye devam edenlere. Ve dahi değişmemiş ve değişmeyecek olanlara. Önceleri birçok defa bahsetmiştim aralarından ikisini seçip aşağıya eklediğim yazılarımda. Güneşi Değiştirsek Ya? Yenilik Gerekti Hayatımıza Bunlardan yeniden yeniden bahsetmek yerine sizleri yeni bir değişimden haberdar edeceğim. Ama burada bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Değişmek de değişmek, nedir bu değişmek? İyi yönde değişmek, gelişmek muhterem. Kalbe huzur, içe ...

Devamını Oku
26 Şubat

Üşeniyorum Öyleyse Var(mıy)ım?

3 dakikada oku Günlük kategorisinde

Selam olsun üşengeç olan ruhlara. Ve dahi olmayanlara. Epey vakit geçti üşenmeyeli, iki satır da kapağını açınca naftalinimsi bir koku saçan şu bloguma son yazdığımdan beri. Ben de dedim ki kendime, atı alan henüz Üsküdar'ı geçememiş, Fıstıkağacı'na vardığında neredeyse atı çatlayacağından ötürü atını Fethi Paşa Korusu'na sürüp biraz soluklanmak isteyeceği sırada naftalinimsiyi içime çekip bir selam edeyim istedim. Yapılan her şeyin bir açıklaması muhakkak olur. Yapmanın, yapmamanın, düşünmenin, düşünmemenin, gitmenin, gitmemenin... Ama üşenmenin bir izahı olmaz. Çok da yoğun olmadığım, hatta boşta kaldığım, n'apsam ki ya diye kara kara düşünüp ...

Devamını Oku