Kendisinin sefil haline rağmen hepsinin de yüzü gülüyordu. Sadece ayak seslerinden dolayı suratlarında ufak bir merak vardı. Onunla göz göze geldi.

5 Eylül

Bekleyişli bir gece. Çayın demlenmesini bekleyiş mesela. Ortamın bir tık daha sessizleşmesini bekleyiş mesela. Yada playlistimdeki 'o şarkıyı' bekleyiş mesela. En güzel olanını, hani onu hatırlatıyor ya, o işte. Demlenmiş çayın servis edilmesini bekleyiş mesela. Mesela hislerime dokunacak ve onların başını şefkatle okşayacak periyi bekleyiş. Onlara birer bardak ab-ı hayat verecek, hadi o da olmadı en azından çay içirecek kendi elleriyle demlediği. Böylesine bekleyiş dolu bir gecede, daha önce çizdiğim resimlere bakıyordum. Uzun zamandır çizdiğim bir şeyi sizinle paylaşmadığımdan bunu paylaşmak istedim. Bu resmin özelliği benim enlerimden bir tanesi olması değil. Bir en'lik vasfı yok. Bu ...

Devamını Oku