Kendisinin sefil haline rağmen hepsinin de yüzü gülüyordu. Sadece ayak seslerinden dolayı suratlarında ufak bir merak vardı. Onunla göz göze geldi.

24 Şubat

Bekleriz Bazen

3 dakikada oku Genel, Günlük kategorisinde

Tüm bardaklar dolsun! Selam olsun sizlere çok değerli Çayyaşın Bloğu sakinleri. Öncelikle bu yazının ucunun nereye varacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Bunu birlikte göreceğiz. Bi'şeyleri beklemek üzerine giriş yapalım mı? Mesela evden aceleyle çıkmışızdır ve koştura koştura durağa gitmişizdir. Otobüsü epey bekledikten sonra artık otobüsü kaçırdığımızdan kesin emin olduktan sonra neyse, bir üst durağa yürüyeyim de oradan bineyim demişizdir. İki durağın ortasındayken yanımızdan bizim otobüsümüz geçmiştir. O kadar zaman bekledik, keşke iki dakika daha bekleseydim demişizdir. Yada marketten alışveriş yapmışızdır, kasada sıraya ...

Devamını Oku
19 Şubat

İstanbul Sana Sesleniyor

3 dakikada oku Günlük, Hasretlerim kategorisinde

Selam olsun güzel insanlar. Birkaç gündür bi' şeyler yazma niyetindeydim. Ne zaman bilgisayarımı açıp iki kelam edecek olsam hep bi' engel çıktı. İstanbul işte. Tam engel denebilir mi bilmiyorum aslında. Neyse, yine niyetlendim bakalım. Bi' aksilik olmazsa bu bir yazı olacak birazdan. [audio mp3="http://turkmustafa.com/wp-content/uploads/2014/11/goksel-baktagir-garip.mp3"][/audio] Uzunca bir süre yazmadım, bu yüzden kısaca aktarayım bu sürede neler olup bittiğini. En son memleket hasretiyle yanıp tutuştuğumdan, fizik 1 dersinden bütünlemeye kaldığımdan bahsetmiştim. Bütünlemede biraz uçmuşum sanırım, dersi CB ile verdim çok şükür. Bütünlemeden çıktım ertesi gün hemen atladı...

Devamını Oku
4 Şubat

Alma. Uzun zaman önce izlediğim ama sizlerle paylaşmak için uygun zamanın gelmesini beklettiğim bu kısa animasyon filminde anlatılmak istenen nedir, verilmek istenen mesaj nedir diye şöyle bir düşününce bir sürü farklı farklı anlamlar çıkarttım. Gizemli bir video. Fazla merak iyi değildir Evet meraklı olmak gerekir tabi ama çok da meraklı olmamalı. Empati kurunca (kendimi onun yerine koyunca), sokakta öyle boş boş gezerken milletin kendi isimlerini, platoniklerinin isimlerini ve belki de hayallerini yazdıkları bir tahta görsem illa ki bir şeyler karalama isteği duyardım ve belki de yazardım bir şeyler. Yazdıktan sonra mekanik bir sesin ardından arkamı döndüğümde benim oyuncağımı görsem (bana ait bir ...

Devamını Oku